FÜTURSUZCA HARCAMA YAPAN AİLE BİREYİ KISITLANABİLİR Mİ?

Aile bireylerinden birinin; ihtiyacı olmadığı halde malvarlığını elden çıkarması, savurganlık derecesinde tasarrufî işlemlerinin mevcut olması, kötü yaşam tarzı, malvarlığını düzgün yönetememesi ve bunlara benzer sair sebeplerle gerek kendisini ve gerekse aile efradını ciddi sıkıntılara maruz bırakması hallerinde; aile bireyleri, hem kendilerinin hem de fütursuzca harcama yapan kişinin korunması ve yüksek menfaatlerinin gözetilmesi amacıyla kısıtlama talebinde […]

Devamını Oku

HABERLEŞMENİN GİZLİLİĞİNİ İHLAL SUÇU

İnsanların çeşitli araçlar kullanarak birbirleriyle kurdukları iletişime haberleşme denir. Günümüzde telefon, radyo, faks, televizyon, mektup gibi iletişim imkanları günlük yaşantımızın vazgeçilmez birer parçası olmuştur. İşte söz konusu bu araçları kullanarak iki veya daha fazla kişi arasında yapılan konuşmaların dinlenmesi, dinletilmesi, okunması, kaydedilmesi ve yahut açığa çıkarılması haberleşmenin gizliliğini ihlal eder. Bu suç Türk Ceza Kanunu’nun […]

Devamını Oku

MALPRAKTİS NEDENİYLE CEZA DAVASI

Malpraktis kelimesi tıbbi bir terim olup hekimin hatalı uygulaması anlamına gelmektedir. Hekimin hatalı uygulaması diğer bir deyişle malpraktis sonucu birtakım zararlar ortaya çıkar. Zararların tazmini için mağdur hem hukuki hem de cezai yollara başvurma hakkına sahiptir. Bugünkü yazımızda ise hatalı tıbbi uygulama nedeniyle hekimin cezai sorumluluğu anlatılacaktır. Ceza hukuku bakımından konuyu ele alacak olursak yanlış […]

Devamını Oku

EVLENME YAŞI KAÇTIR?

Evlilik ve aile literatürü incelendiğinde her iki kavram açısından da evrensel bir tanımın olmadığı görülmektedir. Evlilik demografi sözlüğünde, karşı cinsten iki birey tarafından oluşturulmuş, resmi, dini veya ülkesel farklılıklara göre geleneksel olarak başka türlerde gerçekleştirilen meşru bir birliktelik olarak tanımlanırken, Birleşmiş Milletler tarafından verilen tanım kadın ve erkeğin yasal birleşmesi olarak ifade bulmuştur. Bu tanımdaki […]

Devamını Oku

TİCARİ BELGELERİN SAKLANMA SÜRELERİ

Tacir olarak kabul edilmenin kanunen sayılan bir takım sonuçlarının varlığından ve bunlardan birinin de, ticari işletmeyle alakalı belgelerin kopyalarını saklama yükümlülüğü olduğundan daha önceki bir yazımızda bahsetmiştik.(Lütfen bakınız.) Peki kanunen tacirin, bu ticari belgeleri kaç yıl saklaması gerekmektedir? Bu hususta, hukukumuzda iki ayrı düzenleme mevcuttur: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu madde 253: “Bu Kanuna göre […]

Devamını Oku

İHTİYATİ TEDBİRDE “ÖLÇÜLÜLÜK” ve “TALEPLE BAĞLILIK” İLKELERİNİN UYGULANMASI

İhtiyati tedbirin geçici bir hukuki koruma olduğundan ve bu bağlamda özelliklerinin, şartlarının neler olduğundan bir diğer yazımızda detaylı olarak bahsetmiştik, lütfen bakınız (Lütfen bakınız.). Bu yazımızda ise hakimin mevcut bir davada veya ileride açılacak bir dava için ihtiyati tedbir uygulaması halinde; ölçülülük ve taleple bağlılık ilkelerine uygun bir şekilde karar vermesi gerektiğinden bahsedeceğiz. “Ölçülülük” ilkesi; […]

Devamını Oku

KONUT DOKUNULMAZLIĞININ İHLALİ SUÇU

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) 116. maddesi: “(1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan […]

Devamını Oku