DERNEK KURABİLME VE DERNEĞE ÜYE OLABİLME EHLİYETİ

Kurulması ve kuruluşunda belirlenen amacın gerçekleştirilmesi için dernek, üyeye ihtiyaç duyar. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.56; “Dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında … oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarıdır.” diyerek derneğin bulundurması gereken üye sayısının alt sınırını belirtse de, üst sınır hakkında bir hüküm koymamıştır. Dernek üye sayısı yedinin altına […]

Devamını Oku

ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ TESİSİ – I

Çocukla kişisel ilişki kurma hakkı; temelde, anne veya babadan her birinin, hakim kararıyla, velayeti altında olmayanın çocuğu ile hakim tarafından belirlenecek olan yer ve zamanlarda vakit geçirmesi anlamına gelmektedir. Boşanma halinde velayet hakkı kendisine verilmeyen anne veya babanın çocukla kişisel ilişki kurma hakkının yanında, belirli şartların sağlanması halinde anne veya baba dışında bir üçüncü kişiye […]

Devamını Oku

AKIL HASTALIĞI VEYA AKIL ZAYIFLIĞI SEBEBİNE DAYALI VESAYETİN SONA ERMESİ HALİNDE VASİNİN YAPMASI GEREKENLER NELERDİR?

Akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı sebebine bağlı olarak verilen vesayet kararı, ancak yetkili Sulh Hukuk Mahkemesinin bir başka deyişle vesayet makamının kararıyla sona erer. Vesayeti gerekli kılan nedenin ortadan kalkması durumunda, ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi vesayetin sona ermesine karar verecektir. Vesayetin sona ermesi talebini, kısıtlı ve ilgililerden her biri ileri sürebilecektir. Herhangi bir sebeple […]

Devamını Oku

VAKFIN SONA ERMESİ

Vakfın sona ermesi, çeşitli sebep ve yollarla gerçekleşebilmektedir. Bu yollar:  Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.116, “Amacın gerçekleşmesi olanaksız hâle geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde, vakıf kendiliğinden sona erer ve mahkeme kararıyla sicilden silinir.” şeklindeki hükmüyle vakfın kendiliğinden sona erme sebebini belirtmiştir. Hükümde bahsedilen amaç imkansızlığı; belirli bir kesime göre değil, genel kanıya göre […]

Devamını Oku

NİŞAN BOZULDUĞUNDA ÇİFTLERİN ANNE VE BABASI MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİNDE BULUNABİLİR Mİ?

Nişanlanma, çiftler arasında evlenme vaadiyle kurulan bir ilişkidir. Nişanlanma ilişkisi taraflardan biri tarafından haklı sebep olsa da olmasa da bozulabilir. Evlenmeyle bozulan nişanlanma hali hariç bazı durumlarda, taraflar arasında kusur oranına göre maddi ve manevi tazminat talep etme durumu doğabilmektedir. Belirtmek gerekir ki, nişanın bozulduğunu kabul edebilmek için öncelikle nişanlılık ilişkisinin uygun şekil şartlarla kurulduğunun […]

Devamını Oku

SÖZLÜ VASİYETNAME

Daha önceki yazılarımızda resmi vasiyetnamenin (Lütfen bakınız.) ve el yazılı vasiyetnamenin (Lütfen bakınız.) nasıl düzenlenmesi gerektiği üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise sözlü vasiyetnamenin düzenlenmesinden söz edeceğiz. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 539 ile madde 541 arasında düzenlenen sözlü vasiyetname, resmi ya da el yazılı vasiyetname düzenlenme imkanının bulunmadığı hallerde düzenlenebilecektir. Kanun koyucu TMK madde 539’da […]

Devamını Oku

YETKİ İTİRAZININ KÖTÜNİYETLİ OLARAK İLERİ SÜRÜLMESİ

Bir önceki yazımızda (Lütfen bakınız.) yetki itirazının nasıl ileri sürülebileceği hususundan bahsetmiştik. Bugünkü konumuzu ise yetkisizlik itirazının kötüniyetli olarak yapılması halinde ne olacağı bahsi oluşturmaktadır. Bu noktada özellikle usul ekonomisi ilkesi büyük önem taşımaktadır. Türk hukuk öğretisinde dava ekonomisi olarak da anılan usul ekonomisi ilkesi, genel olarak boş yere dava açılmasını, yargılama sırasında gereksiz işlemlerin yapılmasını ve […]

Devamını Oku