BASİT YARGILAMA USULÜNDE ÖN İNCELEME

Basit yargılama usulüne tabi dava ile işlerin neler olduğunu ve dilekçeler aşamasını bir önceki yazımızda detaylı şekilde ele almıştık. Lütfen (Bkz: …) (Bkz: …) Bugünkü çalışmamızda ise ön inceleme aşaması hakkında bilgi vereceğiz.

Basit yargılama usulünde her ne kadar temelde yazılı yargılama usulünde olduğu gibi dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat ve sonrasında hüküm aşamaları sırası gözetilmişse de; yargılamanın daha basit ve kısa sürede neticelenmesi amacı dikkate alınarak ön inceleme ve tahkikat aşamaları gerektiğinde tek celsede birlikte görülebilmektedir. Nitekim, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“Kanun”) da zaten buna cevaz vermektedir.

Kanun’un 320. madde 1. fıkrası “Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.” hükmünü içermekte olup; dilekçelerin verilmesi aşamasından sonra, mahkemenin dilekçeler ve dosyadaki delilleri yeterli görmesi halinde, ön inceleme yapmaksızın ve duruşma açmaksızın doğrudan dosya üzerinden karar verebileceğini düzenlemiştir. Burada, mahkemenin taraflarca sunulan dilekçe ve delillerle yetinerek re’sen (kendiliğinden) delil toplamaya ihtiyaç duymadığı durumların kast edildiğini özellikle belirtmek isteriz. Zira aksi takdirde, maddede yer verilen “mümkün olan hallerin” oluşmadığı anlaşılacaktır.

Anılan maddenin 2. fıkrasında ise “Daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.” denilmiştir.

Buna göre; 1. fıkrada açıklanan dosya üzerinden karar verilmesi mümkün olmayan hallerde, mahkemenin tarafları duruşmaya davet etmesi gerektiği ifade edilerek; bu duruşmada öncelikle dava şartları, ilk itirazlar, hak düşürücü süre ve zamanaşımı konularının çözüme bağlanacağı belirtilmiştir. Devamında mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını dinleyip bu doğrultuda dosyadaki ihtilaf konusunu belirleyecek ve taraflara sulh ya da arabuluculuktan yararlanmak isteyip istemediklerini soracak, bu hususta onların iradelerine başvuracaktır. Neticede, tarafların sulh durumu duruşma tutanağına yazılacak ve tutanağın altı ilk duruşmada bulunan taraflarca (davacı, davalı ve varsa vekilleri) imzalanacaktır.

Tahkikat aşaması da, ön inceleme tutanağında yazılı bilgiler doğrultusunda yürütülecektir.

   Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir