Şiddetli yağışlar sonucunda meydana gelen sel ve su baskınları, araçların motor, elektronik ve mekanik aksamlarında ciddi hasarlara neden olabilmektedir. Özellikle araçların su altında kalması veya sel sularına kapılarak kullanılamaz hale gelmesi durumunda, ortaya çıkan zararın kasko sigortası kapsamında karşılanıp karşılanmayacağı önem taşımaktadır.
Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.5. maddesi uyarınca, sel ve su baskını nedeniyle meydana gelen zararlar ek sözleşmeyle sigorta teminatına dahil edilebilmektedir. Dolayısıyla her kasko poliçesi sel hasarını kendiliğinden karşılamamakta; sigorta şirketinin sorumluluğu, poliçede sel ve su baskını teminatının bulunmasına bağlı olarak değerlendirilmektedir.
Poliçede bu teminatın bulunması halinde, aracın sel sularına kapılması, park halindeyken su altında kalması veya suyun motor ve elektronik aksama zarar vermesi sonucunda oluşan hasarlar sigorta kapsamında karşılanabilmektedir. Bununla birlikte teminat limitleri, muafiyet hükümleri ve zararın meydana geliş şekli de ödenecek tazminatın belirlenmesinde dikkate alınmaktadır.
Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 26.06.2024 tarihli, 2024/4448 E. ve 2024/6570 K. sayılı kararına konu olayda, şiddetli yağış nedeniyle oluşan su birikintisine giren aracın motorunun su alarak hasarlanması üzerine sigorta şirketinden tazminat talep edilmiştir. Sigorta şirketi, hasarın araçtaki mekanik arızadan kaynaklandığını ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınmışsa da yapılan incelemelerde zararın sel sularından kaynaklandığı ve poliçe teminatı kapsamında bulunduğu belirlenmiştir. Bunun üzerine 238.000,00 TL hasar bedelinin sigorta şirketinden tahsiline ilişkin hakem heyeti kararı Yargıtay tarafından onanmıştır.
Bu doğrultuda sigorta şirketinin yalnızca hasarın mekanik arızadan kaynaklandığını ileri sürmesi, tazminat talebinin reddedilmesi için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesi uyarınca, zararın sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. Bu nedenle hasarın gerçek nedeni ve poliçe kapsamı somut delillerle değerlendirilmelidir.
Sel nedeniyle aracı zarar gören kişilerin, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın B.1.1. maddesi uyarınca, hasarı öğrendikleri tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde sigorta şirketine bildirimde bulunmaları gerekmektedir. Bununla birlikte Türk Ticaret Kanunu’nun 1446. maddesi gereğince bildirimin gecikmesi, tek başına tazminat hakkını ortadan kaldırmamakta; gecikmenin ödenecek tazminatta artışa neden olması halinde kusurun ağırlığına göre indirim yapılabilmektedir.
Sigorta şirketinin tazminat talebini reddetmesi veya zararın eksik karşılanması halinde ise araç sahiplerinin hukuki yollara başvurmaları mümkündür. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında, gerekli koşulların bulunması halinde sigorta şirketinin olumsuz cevabı üzerine veya başvuruya 15 iş günü içinde cevap verilmemesi durumunda Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilmektedir. Uyuşmazlığın niteliğine göre dava yoluna başvurulması da mümkündür.
Sonuç olarak, sel nedeniyle araçlarda meydana gelen zararların kasko sigortasından karşılanabilmesi, öncelikle poliçede sel ve su baskını teminatının bulunmasına bağlıdır. Ancak teminat kapsamında bulunan bir zararın sigorta şirketi tarafından karşılanmaması veya eksik ödenmesi halinde, araç sahiplerinin tazminat talep etme hakları bulunmaktadır. Bu nedenle poliçe hükümlerinin incelenmesi, hasarın belgelendirilmesi ve yasal başvuru süreçlerinin takip edilmesi hak kaybı yaşanmaması bakımından önem taşımaktadır.
Hukuk Desteği
