MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK KAPSAMINDA HAKSIZ REKABET – I

Av. Yasemin ÇORAK & Av. Sevcen CAN

Hukukumuzda, yabancılık unsuru taşıyan haksız rekabet uyuşmazlıklarında uygulanacak hukukun tespiti 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (“MÖHUK”) 37. maddesiyle iki farklı ayrımda düzenlenmiştir. Maddenin ilk fıkrasında “pazar üzerine etki” prensibi benimsenmiş, piyasası etkilenen ülke hukukunun uyuşmazlığa uygulanacağı düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında ise zarar görenin münhasıran menfaatlerinin ihlal edilmesi halinde, zarar gören işletmenin işyerinin bulunduğu ülke hukukunun uyuşmazlığa uygulanacağı öngörülmüştür.

Bu yazı serimizde, haksız rekabet kavramından bahsedilmiş, haksız rekabet kavramı gerek Türk Hukuku gerekse uluslararası hukuk açısından değerlendirilmiş, haksız rekabetten doğan uyuşmazlıklara uygulanacak hukukun tespitine ilişkin yaklaşımlardan ve MÖHUK’ta benimsenen bağlama kurallarından bahsedilmiş, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (“TTK”) düzenlenen birtakım haksız rekabet eylemlerine uygulanacak hukukun tespitine ilişkin örnek ve değerlendirmelere yer verilmiştir.

HAKSIZ REKABET KAVRAMI

Haksız rekabet kısaca ve genel olarak; piyasa işleyiş kurallarını ihlal eden, dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde rekabeti bozan, piyasada bir kişi ya da kurumun diğeri aleyhinde uyguladığı zarar verici fiillerin tümü olarak tanımlanabilmektedir. Doktrinde haksız rekabete ilişkin hükümlerin rekabet hukuku kapsamında ele alınması gerekliliği ağırlıklı olarak ifade edilse de, haksız rekabet hükümlerinin rekabet hakkının sınırlarını belirleyerek rakipleri korurken, rekabet hukukunun ekonomik verimliliği temin edebilmek için rekabeti olabildiğince genişletmeye ve sınırlamaları kaldırmaya çalıştığı, dolayısıyla iki dal arasında bir amaç zıtlığı olduğu; rekabet hukukunun kamu hukuku karakterli olduğu, buna karşılık haksız rekabet hukuku kurallarının özel hukuk karakterinin ağır bastığı; haksız rekabetin, rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engelleyerek rekabeti sınırlama amacı güttüğü, buna karşılık rekabet hukukunun rekabeti mümkün olduğunca genişletmeye çalıştığı yönünde ayrık görüşler bulunmaktadır[1].

Haksız rekabetten söz edebilmek için ekonomik anlamda bir rekabet düzeninin varlığı şart olup, söz konusu rekabetin serbest piyasa düzenini ve ekonomik gelişmeyi teşvik etmesi, meşru ve haklı olması ve başkalarının zararına sebep olmaması gerekmektedir[2].

Bir sonraki yazımızda, Türk Hukuku özelinde haksız rekabet kavramından detaylı olarak bahsedeceğiz.

Hukuk Desteği


[1] KAYIŞ, Bengül. Haksız Rekabetten Doğan Kanunlar İhtilafı, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı,, Yüksek Lisans Tezi, İzmir, 2010, s. 8

[2]ÜNAL, Şeref. Karşılaştırmalı Hukuk Açısından Haksız Rekabet, s. 71

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir