YATIRIM UYUŞMAZLIKLARININ ARABULUCULUĞA ELVERİŞLİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ – II

Bir önceki yazımızda türleri itibarıyla yatırım uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişliliği konusuna giriş yapmış, her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlıklar ile taraflardan birinin tüketici olduğu uyuşmazlıkları arabuluculuğa elverişlilik noktasında incelemiştik (Lütfen Bkz…). Bu yazımızda, taraflardan birinin devlet olduğu uyuşmazlıkların arabuluculuğa elverişliliği hususuna değineceğiz. Taraflardan Birinin Devlet Olduğu Uyuşmazlıkların Arabuluculuğa Elverişliliği 6325 sayılı Kanun’un madde 1/2’nin“Bu Kanun, yabancılık […]

Devamını Oku

KİRA SÖZLEŞMELERİNDE TARAF DEĞİŞİKLİĞİ

Kira sözleşmesi; kiraya veren ve kiracının taraf olduğu, tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme türüdür. Kira sözleşmesinde kiraya veren bir şeyin kullanımını/yararlanılmasını kiracıya bırakırken, kiracı ise bunun karşılığında kira bedelini ödemeyi üstlenir. Diğer sözleşmelerde olduğu gibi kira sözleşmesinde de asıl olan, tarafların değişmemesidir. Ancak farklı nedenlere dayalı olarak kira sözleşmesinin taraflarının değişmesi mümkündür. Taraf […]

Devamını Oku

YATIRIM UYUŞMAZLIKLARININ ARABULUCULUĞA ELVERİŞLİLİK AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ – I

Bu yazımızda türleri itibarıyla yatırım uyuşmazlıklarının arabuluculuğa elverişliliği, arabuluculuğa ilişkin iradi olma ve eşitlik ilkesi ile arabuluculuk konusu üzerinde tarafların serbestçe tasarruf etme hak ve yetkisi bağlamında ele alınacaktır. Yatırım uyuşmazlıklarının türleri aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilmektedir: 1) B2B sözleşmelerden kaynaklanan, her iki tarafın tacir olduğu uyuşmazlıklar 2) Taraflardan birinin tüketici olduğu uyuşmazlıklar 3) Taraflardan birinin devlet […]

Devamını Oku

TRAFİK KAZASI SONUCU MEYDANA GELEN ZARARLARDA TAZMİNAT TALEBİNİN KAPSAMI

Trafik kazası sonucunda meydana gelen zararların, diğer zarar hallerinde olduğu gibi maddi ve manevi zararlar olarak iki temel başlık altında ele alınması mümkündür. Belirtilen başlıklardan maddi zararların büyük bir bölümünü, Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 54. maddesinde sıralanan bedensel zararlar oluşturmaktadır. Bu madde uyarınca, bedensel zararların kapsamına; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da […]

Devamını Oku

KİRALANANIN TADİLATI NEDENİYLE KİRACININ TAHLİYE EDİLMESİ

Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) “Kiralananın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli ve bu işler sırasında kiralananın kullanımı imkânsız ise, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya ilişkin genel hükümlere göre fesih dönemine ve fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açacağı dava […]

Devamını Oku

TAHLİYE DAVALARINDA KİRALAYANIN BİRDEN FAZLA KONUTUNUN OLMASI

Türk Borçlar Kanunu’nun madde 350/1, “Kiralananı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa….” hükmü uyarınca, kiralanan taşınmazın malikinin; kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ihtiyacına dayanarak tahliye davası açmaları mümkündür. Gereksinim nedeniyle tahliye davalarında, ihtiyacın gerçek, samimi […]

Devamını Oku

KİRA UYUŞMAZLIKLARINDA ZORUNLU ARABULUCULUK SÜRECİ – III

Önceki yazılarımızda, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvuru yapma zorunluluğu getirildiğini ve hangi tür kira uyuşmazlıklarının zorunlu arabuluculuk kapsamına alındığını detaylı olarak açıklamıştık. (Lütfen bkz…), (Lütfen bkz…) Bilindiği üzere, son yıllarda ülke genelinde yaşanan enflasyonist ortam ile konut krizinin bir sonucu olarak kira rayiçleri olağanüstü seviyede artmış ve Türk Borçlar Kanunu’ndan […]

Devamını Oku