ZİNA SEBEBİYLE BOŞANMA

Zina, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“Kanun”) 161. maddesinde düzenlenen özel ve aynı zamanda mutlak boşanma sebeplerinden biridir. İlgili maddeye göre eşlerden biri zina eylemin gerçekleştirirse, kusursuz olan eş boşanma davası açabilir ve bu davada zina eyleminin ortak yaşamı çekilmez hale getirip getirmediğine bakılmaz. Zina sebebiyle boşanma kararı verebilmek için zina eylemini gerçekleştiren eşin, evlilik […]

Devamını Oku

EVLENMENİN NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİLMESİ

Türk hukukuna göre evlilik;  farklı cinsten iki kişinin aile kurmak amacıyla, evlendirme yetkisi bulunan bir kimse huzurunda, yasa ve usule uygun şekilde hayatlarını birleştirmesidir. Evlendirmeye yetkili kişi; belediye bulunan yerlerde belediye başkanı ya da belediye başkanının bu işle görevlendireceği bir memur, köylerde ise muhtardır. Diğer yandan, İç İşleri Bakanlığı tarafından il nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerine, nüfus […]

Devamını Oku

EVLİLİK BİRLİĞİNİN SARSILMASI SEBEBİYLE BOŞANMA (VI) – FİZİKSEL ŞİDDET

Evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasına ilişkin genel hükümlerden bahsettiğimiz yazımızı incelemek için lütfen (Bkz…). Bu yazımızda ise evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan hususlardan biri olan fiziksel şiddetten bahsedeceğiz. Fiziksel Şiddet Evlilik birliğinde fiziksel şiddet, eşlerden birinin diğer eşin vücut bütünlüğüne doğrudan veya dolaylı olarak zarar veren davranışlarıyla evlilik birliğinin sarsılmasına yol […]

Devamını Oku

İŞTİRAK NAFAKASINA MAHSUBEN YAPILAN ÖDEMELER

Bir önceki yazımızda (Lütfen Bkz…) iştirak nafakasından detaylı olarak bahsetmiş, nafaka borçlusunun müşterek çocuk için sarf ettiği; nafakanın konusunu oluşturan eğitim, kırtasiye, giyecek, yiyecek vb. gider kalemlerini nafakadan mahsup edemeyeceğini yargı kararları ışığında belirtmiştik. Aşağıda, konuya ilişkin bir Yargıtay kararını örnek olarak paylaşmaktayız; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/26225 E., 2018/11584 K.; “… Ahlaki bir ödevin […]

Devamını Oku

VASİ EŞ KISITLI EŞİNE BOŞANMA DAVASI AÇABİLİR Mİ?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 403. madde hükmü gereğince, vasi; vesayet altındaki küçüğün veya kısıtlının kişiliği ve malvarlığı ile ilgili bütün menfaatlerini korumak ve hukukî işlemlerde onu temsil etmekle yükümlü kimse olduğundan, vesayet makamı, elbette vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, bu göreve atayacaktır. Kısıtlı […]

Devamını Oku

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ (MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ) NASIL YAPILIR?

Evlilik sözleşmesi ya da Türk Medeni Kanunu’nda (“Kanun”) yer alan ifadeyle mal rejimi sözleşmesi, eşlerin evlilik birliği süresi içerisinde mallarını nasıl yöneteceklerini belirleyen veya evlilik birliğinin sona ermesi durumunda malların nasıl tasfiye edileceğini düzenleyen bir sözleşmedir. Mal rejimi sözleşmesi, Kanun’un 203. maddesinin “Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak […]

Devamını Oku

TANIMA ve EVLAT EDİNMENİN NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİLMESİ

Tanıma; evlilik birliği içerisinde doğmamış çocuğun, babayla arasındaki soy bağının kurulması amacıyla gerçekleştirilen hukuki bir işlemdir. Tanıma işlemi; babanın, nüfus memuruna veya mahkemeye yazılı başvurusu ya da resmî senette yahut vasiyetnamesinde yapacağı beyanla gerçekleşebileceği gibi anne veya çocuğun dava açması suretiyle de gerçekleşebilecektir.  5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 28. madde hükmü uyarınca, tanıma; mahkemede yapılmışsa […]

Devamını Oku

NAFAKA BORCUNU ÖDEMEME SUÇU

Gerek boşanma davası devam ederken mahkemece takdir edilen tedbir nafakası, gerekse de dava sona erdikten sonra hükmedilen iştirak ile yoksulluk nafakaları, Kanunlar uyarınca öncelikli borçlar arasında kabul edilmiş, hem icrası hem de ödenmemesi halinde borçlusuna uygulanacak yaptırımlar konusunda adi borçlara nispeten farklı düzenlemeler yapılmıştır. İcra İflas Kanunu’nun (“İİK”) 344. maddesiyle nafaka borcunu ödememe eyleminin suç […]

Devamını Oku

ÜÇÜNCÜ KİŞİLERİN ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURMAYI İSTEME HAKKI

Kanun koyucu, olağanüstü hallerin varlığı durumunda ve çocuğun yararına uygun ise, ana babadan başka üçüncü kişilerin de çocukla kişisel ilişki kurabileceğini kabul etmiştir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 325 “Olağanüstü hâller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir…” hükmüyle, üçüncü kişilerin çocukla kişisel […]

Devamını Oku

AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN KAPSAMINDA ÖNLEYİCİ TEDBİRLER

Kadına yönelik şiddet hem ulusal hem de uluslararası metinlerle korunan hukuki ve kamusal niteliğe sahip hayati önemde bir mesele olup pek çok uluslararası antlaşma ve uluslararası mahkeme kararlarıyla kadına karşı şiddet vakıalarında devletlerin sorumluluğu tespit edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası madde 41 “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı […]

Devamını Oku