İŞTİRAK NAFAKASINA MAHSUBEN YAPILAN ÖDEMELER

Bir önceki yazımızda (Lütfen Bkz…) iştirak nafakasından detaylı olarak bahsetmiş, nafaka borçlusunun müşterek çocuk için sarf ettiği; nafakanın konusunu oluşturan eğitim, kırtasiye, giyecek, yiyecek vb. gider kalemlerini nafakadan mahsup edemeyeceğini yargı kararları ışığında belirtmiştik. Aşağıda, konuya ilişkin bir Yargıtay kararını örnek olarak paylaşmaktayız; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2016/26225 E., 2018/11584 K.; “… Ahlaki bir ödevin […]

Devamını Oku

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ (MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİ) NASIL YAPILIR?

Evlilik sözleşmesi ya da Türk Medeni Kanunu’nda (“Kanun”) yer alan ifadeyle mal rejimi sözleşmesi, eşlerin evlilik birliği süresi içerisinde mallarını nasıl yöneteceklerini belirleyen veya evlilik birliğinin sona ermesi durumunda malların nasıl tasfiye edileceğini düzenleyen bir sözleşmedir. Mal rejimi sözleşmesi, Kanun’un 203. maddesinin “Mal rejimi sözleşmesi, evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Taraflar, istedikleri mal rejimini ancak […]

Devamını Oku

VASİNİN GÖREVİNE BAŞLAMASI İÇİN VASİ ATAMA KARARININ KESİNLEŞMESİ GEREKİR Mİ?

Vesayet ve vasi kavramlarının içeriğine ilişkin, bu konuyu ayrıntılı şekilde ele aldığımız bir diğer yazımızı (Bkz: Diğer yazımız…) okuyarak bilgi edinebilirsiniz. Her ne kadar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 382. madde 2. fıkra b/19 bendi gereğince, vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işlerine tabi olduğu ve 362. madde 1. fıkra ç bendiyle çekişmesiz yargı işlerinde verilen […]

Devamını Oku

MİRAS SÖZLEŞMELERİ

Miras sözleşmesi; miras bırakanın, mirasçısına veya üçüncü kişiye, mirasını veya belirli bir malını bırakma yükümlülüğü altına girdiği ya da bir mirasçısıyla düzenlenerek karşılıksız veya karşılık sağlanarak onu mirasından mahrum bıraktığı sözleşmelerdir. Türk Hukuku’nda miras sözleşmeleri içeriğine göre; olumlu miras sözleşmeleri ve olumsuz miras sözleşmeleri olarak ayrılmaktadır. Olumlu miras sözleşmeleri; mirasbırakanın, mirasını veya belirli malını sözleşme […]

Devamını Oku

RESMİ ŞEKİLDE DÜZENLENEN VASİYETNAME

Türk Hukuku’nda vasiyetnamenin, resmî şekilde veya miras bırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabileceği öngörülmüştür. Noter, sulh hakimi ya da yetkili resmi memur önünde; iki tanığın katılmasıyla yapılan vasiyetnamelere, resmi vasiyetname denir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 532 “Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir.” hükmüyle resmi vasiyetnamenin düzenlenme şeklini açıklamıştır. […]

Devamını Oku

KADININ SOYADI

Toplum içinde karışıklıkların önlenmesi ve insanların birbirini ayırt etmesi amacıyla soyadı kullanımı yaygınlaşmış ve daha sonrasında bu kullanım; yapılan düzenlemeler ile zorunlu hale getirilmiştir. Bir kimsenin kimliğinin belirlenmesinde en önemli faktörlerden biri olan soyadı; vazgeçilemez, devredilemez, feragat edilemez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m. 187 “Kadın, evlenmekle […]

Devamını Oku

VESAYET MAKAMINDAN İZİN ALINMASINI GEREKTİREN HALLER NELERDİR?

Kişilerin vesayet altına alınma gereklilikleri küçüklük ve kısıtlama sebebiyle oluşmaktadır. Kısıtlama sebepleri ise akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim, özgürlüğü bağlayıcı ceza ve istek üzerine olabilmektedir. Vesayet altına alınan kişiye, vesayet makamı tarafından bu görevi yerine getirebilecek yetenek ve şartlarda bir veya birden fazla kişi […]

Devamını Oku

MİRAS ORTAKLIĞI

Miras bırakanın tek bir mirasçısı olması halinde terekenin yönetimi ve paylaştırılması konusunda herhangi bir sorun ortaya çıkmayacaktır. Fakat miras bırakan çoğu zaman geride birden fazla mirasçı bırakacaktır. Türk Hukuku’nda mirasçıların birden fazla olması halinde, terekenin yönetiminde ve mirasın paylaştırılmasında sorunların çıkabileceği öngörülmüş ve kanun koyucu gerekli düzenlemeleri yaparak miras ortaklığı müessesini düzenlemiştir. Miras ortaklığı; birden […]

Devamını Oku

NÜFUS KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ

Ülkemizde kişinin doğumuyla birlikte; ad, soyad, anne adı, baba adı gibi kişisel bilgilerin tutulduğu nüfus kaydı düzenlenmektedir. Nüfus kayıtları, Türk Medeni Kanunu madde 7 “Resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur…” uyarınca aksi ispat edilinceye kadar geçerli kabul edilmektedir. Bu nedenle nüfus sicilinde yer alan kişisel durum bilgilerinde sonradan meydana gelen değişikliklerin veya […]

Devamını Oku

VESAYET MAKAMINDAN SONRA DENETİM MAKAMINDAN DA İZİN ALINMASINI GEREKTİREN HALLER NELERDİR

Vasinin görevi sırasında bazı iş ve işlemleri yerine getirmeden önce, vesayet makamı konumundaki Sulh Hukuk Mahkemesi’nden izin alması gerektiğini belirtmek suretiyle bu iş ile işlemlerin hangileri olduğunu bir başka yazımızda açıklamıştık; (Lütfen bkz…) Bu yazımızda ise, vasinin vesayet makamından sonra denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi’nden de izin almasını gerekli kılan iş ve işlemlerin neler […]

Devamını Oku