MİRAS SÖZLEŞMELERİ

Miras sözleşmesi; miras bırakanın, mirasçısına veya üçüncü kişiye, mirasını veya belirli bir malını bırakma yükümlülüğü altına girdiği ya da bir mirasçısıyla düzenlenerek karşılıksız veya karşılık sağlanarak onu mirasından mahrum bıraktığı sözleşmelerdir. Türk Hukuku’nda miras sözleşmeleri içeriğine göre; olumlu miras sözleşmeleri ve olumsuz miras sözleşmeleri olarak ayrılmaktadır. Olumlu miras sözleşmeleri; mirasbırakanın, mirasını veya belirli malını sözleşme […]

Devamını Oku

RESMİ ŞEKİLDE DÜZENLENEN VASİYETNAME

Türk Hukuku’nda vasiyetnamenin, resmî şekilde veya miras bırakanın el yazısı ile ya da sözlü olarak yapılabileceği öngörülmüştür. Noter, sulh hakimi ya da yetkili resmi memur önünde; iki tanığın katılmasıyla yapılan vasiyetnamelere, resmi vasiyetname denir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 532 “Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir.” hükmüyle resmi vasiyetnamenin düzenlenme şeklini açıklamıştır. […]

Devamını Oku

KADININ SOYADI

Toplum içinde karışıklıkların önlenmesi ve insanların birbirini ayırt etmesi amacıyla soyadı kullanımı yaygınlaşmış ve daha sonrasında bu kullanım; yapılan düzenlemeler ile zorunlu hale getirilmiştir. Bir kimsenin kimliğinin belirlenmesinde en önemli faktörlerden biri olan soyadı; vazgeçilemez, devredilemez, feragat edilemez, kişiye sıkı surette bağlı bir kişilik hakkıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m. 187 “Kadın, evlenmekle […]

Devamını Oku

VESAYET MAKAMINDAN İZİN ALINMASINI GEREKTİREN HALLER NELERDİR?

Kişilerin vesayet altına alınma gereklilikleri küçüklük ve kısıtlama sebebiyle oluşmaktadır. Kısıtlama sebepleri ise akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim, özgürlüğü bağlayıcı ceza ve istek üzerine olabilmektedir. Vesayet altına alınan kişiye, vesayet makamı tarafından bu görevi yerine getirebilecek yetenek ve şartlarda bir veya birden fazla kişi […]

Devamını Oku

MİRAS ORTAKLIĞI

Miras bırakanın tek bir mirasçısı olması halinde terekenin yönetimi ve paylaştırılması konusunda herhangi bir sorun ortaya çıkmayacaktır. Fakat miras bırakan çoğu zaman geride birden fazla mirasçı bırakacaktır. Türk Hukuku’nda mirasçıların birden fazla olması halinde, terekenin yönetiminde ve mirasın paylaştırılmasında sorunların çıkabileceği öngörülmüş ve kanun koyucu gerekli düzenlemeleri yaparak miras ortaklığı müessesini düzenlemiştir. Miras ortaklığı; birden […]

Devamını Oku

NÜFUS KAYITLARININ DÜZELTİLMESİ

Ülkemizde kişinin doğumuyla birlikte; ad, soyad, anne adı, baba adı gibi kişisel bilgilerin tutulduğu nüfus kaydı düzenlenmektedir. Nüfus kayıtları, Türk Medeni Kanunu madde 7 “Resmî sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur…” uyarınca aksi ispat edilinceye kadar geçerli kabul edilmektedir. Bu nedenle nüfus sicilinde yer alan kişisel durum bilgilerinde sonradan meydana gelen değişikliklerin veya […]

Devamını Oku

VESAYET MAKAMINDAN SONRA DENETİM MAKAMINDAN DA İZİN ALINMASINI GEREKTİREN HALLER NELERDİR

Vasinin görevi sırasında bazı iş ve işlemleri yerine getirmeden önce, vesayet makamı konumundaki Sulh Hukuk Mahkemesi’nden izin alması gerektiğini belirtmek suretiyle bu iş ile işlemlerin hangileri olduğunu bir başka yazımızda açıklamıştık; (Lütfen bkz…) Bu yazımızda ise, vasinin vesayet makamından sonra denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi’nden de izin almasını gerekli kılan iş ve işlemlerin neler […]

Devamını Oku

ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNDE PAYLARIN BELİRLİ OLMAMASI

Miras bırakanın vefatıyla birlikte mirası reddetmemiş mirasçılar, tereke üzerinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”) gereğince hak sahibi olur. Daha açık bir deyişle, mirasçıların birden fazla olması halinde, tüm mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ile borçlar üzerinde bir ortaklık meydana gelir ve mirasın paylaşımına kadar terekeye ait haklar üzerinde mirasçıların birlikte tasarruf etmeleri gerekir. Bu […]

Devamını Oku

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI

Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu siciline tescil ile kazanılır. Tapu siciline tescil geçerli olmayan bir nedene dayanarak gerçekleştirilmişse Türk Medeni Kanun’un 1024. maddesinde de belirtildiği gibi yolsuz tescil söz konusu olur. Tapu iptali ve tescil davası, yolsuz olarak düzenlenen bir tapu kaydının hukuka uygun hale getirilmesi amacıyla açılır ve bu dava sonucunda tapu sicilinde görünen […]

Devamını Oku

TEREKENİN TESPİTİ DAVASI

Kelime anlamı “ölen bir kimseye ait olan her şey” olan tereke, hukuk terminolojisinde, miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılarına geçen ve miras bırakanın şahsına bağlı olmayan tüm özel hukuk ilişkileri demektir. Taşınır ve taşınmaz mallar, vadeli ve vadesiz alacaklar, faizler, borçlar, masraflar terekeye dahildir. Miras bırakanın ölümünden sonra geride bıraktığı mal varlığı ve terekeye dahil diğer […]

Devamını Oku