ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNDE PAYLARIN BELİRLİ OLMAMASI

Miras bırakanın vefatıyla birlikte mirası reddetmemiş mirasçılar, tereke üzerinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“TMK”) gereğince hak sahibi olur. Daha açık bir deyişle, mirasçıların birden fazla olması halinde, tüm mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ile borçlar üzerinde bir ortaklık meydana gelir ve mirasın paylaşımına kadar terekeye ait haklar üzerinde mirasçıların birlikte tasarruf etmeleri gerekir. Bu […]

Devamını Oku

TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI

Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu siciline tescil ile kazanılır. Tapu siciline tescil geçerli olmayan bir nedene dayanarak gerçekleştirilmişse Türk Medeni Kanun’un 1024. maddesinde de belirtildiği gibi yolsuz tescil söz konusu olur. Tapu iptali ve tescil davası, yolsuz olarak düzenlenen bir tapu kaydının hukuka uygun hale getirilmesi amacıyla açılır ve bu dava sonucunda tapu sicilinde görünen […]

Devamını Oku

TEREKENİN TESPİTİ DAVASI

Kelime anlamı “ölen bir kimseye ait olan her şey” olan tereke, hukuk terminolojisinde, miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılarına geçen ve miras bırakanın şahsına bağlı olmayan tüm özel hukuk ilişkileri demektir. Taşınır ve taşınmaz mallar, vadeli ve vadesiz alacaklar, faizler, borçlar, masraflar terekeye dahildir. Miras bırakanın ölümünden sonra geride bıraktığı mal varlığı ve terekeye dahil diğer […]

Devamını Oku

MURİS MUVAZAASI

Muvazaaya ilişkin daha önceki yazımızda genel bilgiler paylaşmıştık (İlgili yazımız için bkz…). Muvazaanın pratikte karşımıza çıkma şekillerinden biri olan muris muvazaası, miras bırakan kişi ile işlemin diğer tarafı olan kişinin, mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla yaptıkları gizli anlaşma olarak tanımlanabilmektedir. Muvazaa anlaşmasıyla görünüşteki işlem mirasçıları aldatmak  amacını taşımakta, işlemin tarafları arasında hüküm ve sonuç doğurmamaktadır. Muvazaa […]

Devamını Oku

KAT MALİKLERİ KURULU TOPLANTISI

Kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda yönetime ilişkin hususlar 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre kat malikleri kurulu, malik ve bağımsız bölüm sayısı ikiden fazla olan anataşınmazların tüm malikleri tarafından oluşturulan, anataşınmazda yapılacak işler hakkında karar verme yetkisine sahip olan bir organdır. Kat malikleri kurulu, anataşınmazda yapılacak bakım, onarım, temizlik vb. tüm işler […]

Devamını Oku

EVLATLIKTAN RET VE MİRASÇILIKTAN ÇIKARMA

Hukukumuzda evlatlıktan reddetmeye ilişkin bir düzenleme şu an için bulunmamaktadır. Dolayısıyla evlatlıktan reddetme, hukuk ekseninde mümkün değildir. Ancak benzer bir kurum olarak ‘mirasçılıktan çıkarma (ıskat)’ 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 510. ve 513. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu düzenlemeyle mirasbırakana, yapacağı ölüme bağlı tasarrufla, ölümünden sonra saklı pay sahibi mirasçısının mirasından pay almasını engelleyebilme imkanı […]

Devamını Oku

BOŞANMADA EŞLERİN MALLARININ YÖNETİMİNE İLİŞKİN GEÇİCİ ÖNLEMLER

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu “TMK” 199. maddesinde “Ailenin ekonomik varlığının korunması veya evlilik birliğinden doğan malî bir yükümlülüğün yerine getirilmesi gerektirdiği ölçüde, eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, belirleyeceği malvarlığı değerleriyle ilgili tasarrufların ancak onun rızasıyla yapılabileceğine karar verebilir. Hâkim bu durumda gerekli önlemleri alır. Hâkim, eşlerden birinin taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisini kaldırırsa, re’sen durumun tapu kütüğüne […]

Devamını Oku

EVLENME ENGELLERİ

Evlenmeye engel olan haller, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda hısımlık ve önceki evlilik şeklinde ikiye ayrılmak suretiyle düzenlenmiştir. Buna göre; Kanun’da, üstsoy ile altsoy, kardeşler, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri, evlilik sona ermiş olsa dahi, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu, evlât edinen ile evlâtlığın ya da bunlardan biri ile diğerinin altsoyu […]

Devamını Oku

YERLEŞİM YERİ

Yerleşim yeri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 19. maddesi’nde: “Yerleşim yeri bir kimsenin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir…” şeklinde tanımlanmak suretiyle düzenlenmiştir. Buna göre; yerleşim yerini kişinin yaşamsal faaliyetlerinin merkezi olan yer biçiminde nitelendirmemiz de mümkündür. Yerleşim yeri, kişiler hakkında açılacak davalar ve icra takipleri bakımından oldukça önemli olup; hangi mahkeme veya icra takibinin yetkili […]

Devamını Oku

BOŞANMA DAVASI SÜRERKEN ALDATMA

 Evlilik birliğinin kurulmasıyla birlikte eşlerin evlilik sürecinde devam etmek üzere birbirlerine karşı hak ve yükümlülükleri doğar. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) 185. maddesinde genel olarak bu hak ve yükümlülükler açıklanmış ve ilgili maddede sayılan bu yükümlülükler arasında sadakat yükümlülüğü de sayılmıştır. Sadakat yükümlülüğü evliliğin en önemli şartlarından birisidir. Madde 185: “Evlenmeyle eşler arasında evlilik […]

Devamını Oku