VAKFIN AMACI

Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.101’e göre vakıf, birtakım malların belli bir amaca tahsis edilmesi ile kurulur. Başka bir deyişle; derneklerde olduğu gibi vakıflarda da amaç unsuru çok önemlidir. Belirtmek gerekir ki bu amaç, hukuka ve ahlaka uygun olmakla beraber hayatın olağan akışına göre de imkansız olmamalıdır. Bu imkansızlık unsurunun da kişiye göre değil, genel kanıyla […]

Devamını Oku

ERGİNLİĞİN KAZANILMASI

Erginlik, fiil ehliyetinin seviyesini belirleyen şartlar arasında sayılmaktadır. Erginliğin kazanılmasının, doğal ve yapay yol olmak üzere iki türü vardır. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.11, “Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.”şeklindeki hükmüyle erginliğin doğal yolla kazanılmasından bahsetmiştir. Buna göre kişi; on sekiz yaşını doldurduğunda, vesayet veya velayet altındaysa bunlardan doğrudan kurtulur. Erginliğin kazanılmasını sağlayan diğer bir yol […]

Devamını Oku

FİİL EHLİYETİNİ ETKİLEYEN DURUMLARDAN AKIL HASTALIĞI

Bir kişinin kendi eylemleriyle hak sahibi olabilme ve borç altına girebilme ehliyetine fiil ehliyeti denir. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.9, ehliyetin koşullarını “Ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır.” diyerek belirlemiştir. Fiil ehliyetinin mutlak şartı olan ayırt etme gücü ise, kişi tarafından eylemlerinin sebep ve sonuçlarını idrak edebilme yeteneğidir. […]

Devamını Oku

TAM EHLİYETSİZ KİŞİLERDE FİİL EHLİYETİ VE HAKSIZ FİİL SORUMLULUĞU

Ülkemiz hukuk düzeninde olduğu gibi farklı ülkelerin hukuk sistemlerinde de kişilerin, fiil ehliyetleri yönünden dört gruba ayrıldığını söyleyerek yazımıza başlayalım. Bahsettiğimiz ayrım fiil ehliyeti için gerekli şartların (erginlik, ayırt etme gücü, kısıtlılık durumu) kişide tam veya kısmi olarak bulunup bulunmamasına göre yapılmaktadır. Bu guruplar:        (i)tam ehliyetliler,        (ii)tam ehliyetsizler,        (iii)sınırlı ehliyetsizler,        (iiii)sınırlı […]

Devamını Oku

KAT MÜLKİYETİ KANUNU – TOPLU YAPILARA İLİŞKİN HÜKÜMLER(II)

Bir önceki yazımızda, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (“Kanun” ya da “KMK”) “Toplu Yapılara İlişkin Özel Hükümler”inden bahsetmiş, Kanun’un 66., 67. ve 68. maddelerini incelemiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise “toplu yapılarda yönetim” konusuna ilişkin 69. maddeye değineceğiz. IV. 69. madde – Yönetim Kanun’un “Yönetim” başlıklı 69. maddesiyle, blok niteliğinde olan yapılar ile blok niteliğinde […]

Devamını Oku

VASİYETİ YERİNE GETİRME GÖREVLİSİ (VASİYETİ TENFİZ MEMURU)

Vasiyeti yerine getirme görevlisi diğer bir adıyla vasiyeti tenfiz memuru, miras bırakan kişinin son isteklerini yerine getirmesini kendisinden istediği kişidir. Vasiyeti yerine getirme görevlisi, yasal veya atanmış mirasçıların dışında bir kişi de olabilmektedir. Vasiyeti yerine getirme görevlisinin görevine başladığı sırada fiil ehliyetinin bulunması gerekmektedir. Miras bırakan vasiyeti yerine getirme görevlisi tayin ederek mirasçılarının miras konusunda […]

Devamını Oku

EL YAZILI VASİYETNAME

Bir önceki yazımızda resmi vasiyetnamenin (Lütfen Bkz…) nasıl düzenleneceği üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise el yazılı vasiyetnameden bahsedeceğiz. El yazılı vasiyetname kolaylıkla düzenlenebilmesi, düzenlenmesinin masrafsız olması, düzenlenmesinin ve içeriğinin üçüncü kişilerden gizlenebilmesi nedeniyle resmi vasiyetnameye nazaran daha çok tercih edilmektedir. Fakat el yazılı vasiyetname; yok olma tehlikesi, bulunamaması ve kolayca tahrif edilebilmesi nedenlerinden dolayı da […]

Devamını Oku

HİLEYE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI

Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu siciline tescil ile kazanılır. Tapu siciline tescil geçerli olmayan bir nedene dayanarak gerçekleştirilmişse Türk Medeni Kanun’un (“TMK”) 1024. maddesinde de belirtildiği gibi yolsuz tescil söz konusu olur. (İlgili yazımız için lütfen bkz…) Tapu iptali ve tescil davası farklı nedenlere dayalı olarak açılabilmektedir. Bu nedenlerden birisi de hiledir. Hile, Yargıtay 1. […]

Devamını Oku

VASİYE VE DEVLETE KARŞI AÇILACAK TAZMİNAT DAVASINDA ZAMANAŞIMI

Vesayet altındaki kişinin zarar görmesi halinde vasi ile devletin sorumluluğuna ilişkin bir önceki yazımızda (Bkz: İlgili Yazımız…) detaylı açıklamalarda bulunmuştuk. Bu çalışmamızda ise, vasi ve devletin sorumluluğu dolayısıyla açılacak tazminat davasında zamanaşımına dair bilgilere yer vereceğiz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda anılan konuya ilişkin zamanaşımı hususu, olağan ve olağanüstü zamanaşımı olmak üzere iki ayrı şekilde […]

Devamını Oku

ÇOCUĞUN İSMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ YA DA ÇOCUĞA İSİM EKLETİLMESİ DAVASI

Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 27/I “Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.” hükmünü amir olup çocuğun isminin değiştirilebilmesi için de maddede de belirtildiği gibi haklı sebeplerin varlığı aranır. Eğer haklı bir sebep varsa ve evlilik birliği devam ediyorsa velayet hem anne hem de babada olacağı için çocuğun isminin değiştirilmesi için anne ve baba […]

Devamını Oku