İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – V

Bir önceki yazımızda taraf iradelerinin yorumlanması noktasında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı Yargıtay kararlarından bahsetmiştik (Lütfen bkz…) Bu yazımızda, iş yargısında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı bazı karara değineceğiz. Hayatın olağan akışı kriteri işçi-işveren uyuşmazlıklarının çözümünde sıklıkla uygulanmaktadır. Davalı işyerinde uzun süre çalışan vasıflı bir işçinin aylık ücretinin asgari ücret olmasının, işçinin uzun […]

Devamını Oku

YEMİN

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 225. maddesi ve devamında yemin delili düzenlenmiştir. Yemin delili kesin deliller arasında yer almaktadır. HMK madde 225 “Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.” hükmünü amir olup madde metnine göre yemin delilin konusunu çekişmeli […]

Devamını Oku

GENEL (YAZILI) YARGILAMA USULÜ NEDİR?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (“HMK”) iki çeşit yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar; yazılı yargılama usulü ve basit yargılama usulüdür. Basit yargılama usulüne ilişkin detaylı bilgilere yer verdiğimiz ilgili yazılarımız için lütfen (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) Davanın, yargılama esnasında gözetilmesi gereken bir takım aşamaları bulunmaktadır. Bu aşamalar aşağıdaki sırayla izlenmek […]

Devamını Oku

HUKUK DAVALARINDA BEKLETİCİ SORUN

Yargılama esnasında ortaya çıkan ve davanın incelenip sonuçlandırılabilmesi için başka bir makam tarafından çözülmesi lazım gelen meselelere bekletici sorun adı verilmektedir. Bekletici sorun iki halde ortaya çıkabilmektedir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165. maddesinde bu iki durum farklı fıkralar altında açıklanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrası “(1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari […]

Devamını Oku

HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUNLUĞUN İSPAT SÜRECİNE ETKİSİ

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesiyle de öngörüldüğü üzere, kural olarak taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Ancak hayatın olağan akışına uygunluk kriteri ile normal yaşam tecrübelerine göre doğal ve olağan sayılan bir olgunun varlığını ispat yükü söz konusu “hayatın olağan akışına uygun” iddiasını ileri süren tarafa değil, bu iddianın aksini, […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – IV

Av. Yasemin ÇORAK & Av. Sevcen CAN Bir önceki yazımızda hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin ispat yüküne etkisine ilişkin Yargıtay kararlarından örnekler vermeye başlamıştık (Lütfen bkz…). Bu yazımızda taraf iradelerinin yorumlanması noktasında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı diğer karar örneklerinden bahsedeceğiz. Yargıtay, özellikle irade sakatlığı iddialarında, ihtilafın doğduğu sözleşmelerde tarafların iradelerinin yorumlanmasında da hayatın […]

Devamını Oku

BASİT YARGILAMA USULÜNDE TAHKİKAT

Basit yargılamada tahkikat aşaması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“Kanun”) 320. maddesinde ön incelemeyle (Bkz: …) birlikte düzenlenmiştir. Anılan maddenin 3. fıkrasında “Mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını yukarıdaki fıkrada belirtilen duruşma hariç, iki duruşmada tamamlar. Duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – III

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Bir önceki yazımızda hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin ispat yüküne etkisini açıklamıştık (Lütfen bkz…) Bu yazımızda konuya ilişkin Yargıtay kararlarından örnekler paylaşacağız. Yargıtay’ın ispat yükünün belirlenmesinde hayatın olağan akışı kriterini uygulamasına aşağıdaki örnekler gösterilebilir: Yargıtay inanç ilişkisi ve kötüniyet iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin bir […]

Devamını Oku

YETKİ İTİRAZININ KÖTÜNİYETLİ OLARAK İLERİ SÜRÜLMESİ

Bir önceki yazımızda (Lütfen Bkz.) yetki itirazının nasıl ileri sürülebileceği hususundan bahsetmiştik. Bugünkü konumuzu ise yetkisizlik itirazının kötüniyetli olarak yapılması halinde ne olacağı bahsi oluşturmaktadır. Bu noktada özellikle usul ekonomisi ilkesi büyük önem taşımaktadır. Türk hukuk öğretisinde dava ekonomisi olarak da anılan usul ekonomisi ilkesi, genel olarak boş yere dava açılmasını, yargılama sırasında gereksiz işlemlerin yapılmasını ve […]

Devamını Oku

BASİT YARGILAMA USULÜNDE DİLEKÇE ve DELİLLERİN SUNUMU

Basit yargılama usulünü ve bu usule tabi dava ile işlerin hangileri olduğunu bir önceki yazımızda açıklamıştık. Şimdiki yazımızla bağlantısı gereğince, okumanızı tavsiye ederiz. (Bkz:https://hukukdestegi.com/tr/2021/05/21/hukuk-davalarinda-basit-yargilama-usulune-tabi-dava-ve-isler/) Basit yargılama usulüyle yürütülen davaların açılması veya bu davalara cevap verilmesi, aynen yazılı yargılamada olduğu gibi dilekçeyle mümkün olmaktadır. Kişi eğer dava açmak istiyorsa; davanın hangi yargılama usulüne tabi olduğundan bağımsız […]

Devamını Oku