6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA İLK DERECE YARGILAMASINDA SONRADAN DELİL GÖSTERME

Bir önceki yazımızda Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 145 kapsamında sonradan delil göstermeden bahsetmiştik. Bu yazımızda, sonradan delil göstermeye ilişkin diğer hallerden bahsedeceğiz. ISLAH YOLUYLA SONRADAN DELİL GÖSTERİLMESİ Teksif ilkesi kapsamında taraflar, iddia ve savunmalarını belirli bir usul kesitine kadar ileri sürebilmektedir. Islah kurumu, iddia ve savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağının bir istisnasıdır. Bu husus, HMK […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – VI

Bir önceki yazımızda iş yargısında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı Yargıtay kararlarından bahsetmiştik (Lütfen bkz…) Bu yazımızda diğer karar örneklerinden söz edeceğiz. Hayatın olağan akışına uygunluk kriterini oldukça geniş bir alanda uygulayan Yargıtay’ın, bu kriteri uygulamasına aşağıdaki örnekler de verilebilir: Yargıtay bir kararında[1]; “Davacı kadın dava konusu edilen ziynet eşyasının davalıda kaldığını ileri sürmüş, […]

Devamını Oku

FER’İ MÜDAHİL

Fer’i müdahil, davaya taraf olarak katılmayıp ancak hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davaya taraflardan birinin yanında yardımcı olarak katılan kimsedir. Fer’i müdahale Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 66. maddesinde “Üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir.” şeklinde tanımlanmıştır. Fer’i müdahilliğin […]

Devamını Oku

BİLİRKİŞİNİN KENDİSİNE VERİLEN GÖREV DIŞINA ÇIKAMAMASI

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 266. maddesi “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” hükmünü amirdir. Madde metninde “özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde” şeklinde […]

Devamını Oku

DAVA AÇILMASININ USUL HUKUKU YÖNÜNDEN SONUÇLARI

Dava açılmasıyla hem maddi hukuk hem de usul hukuku bakımından birtakım sonuçların hasıl olduğunu öncelikle belirtelim. Maddi hukuk alanında doğan sonuçların neler olduğunu bir başka çalışmamızda açıklamıştık, okumanızı öneririz. (Bkz: …) Dava açılmasının usul hukuku yönünden ortaya çıkardığı önemli sonuçları ele alırsak; Mahkemenin davayı inceleyip (usulden ret ya da esastan kabul/ret şeklinde) karara bağlaması gerekmektedir. […]

Devamını Oku

YAZILI YARGILAMA USULÜNDE ÖN İNCELEME (II)

Hakimin dosya üzerinden (duruşmasız) ön inceleme yaparak, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar veremediği takdirde; ön inceleme duruşması açmak suretiyle tarafları dinleyebileceğini belirtmiştik. (Bkz: …) Bu halde, tayin edilen ön inceleme duruşmasında hakim ilk olarak dava şartları ve ilk itirazlar yönünden tarafları dinler ve kararını verir. Hakimin bu konudaki kararı, görevsizlik veya yetkisizlik gibi […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – V

Bir önceki yazımızda taraf iradelerinin yorumlanması noktasında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı Yargıtay kararlarından bahsetmiştik (Lütfen bkz…) Bu yazımızda, iş yargısında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı bazı karara değineceğiz. Hayatın olağan akışı kriteri işçi-işveren uyuşmazlıklarının çözümünde sıklıkla uygulanmaktadır. Davalı işyerinde uzun süre çalışan vasıflı bir işçinin aylık ücretinin asgari ücret olmasının, işçinin uzun […]

Devamını Oku

YEMİN

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 225. maddesi ve devamında yemin delili düzenlenmiştir. Yemin delili kesin deliller arasında yer almaktadır. HMK madde 225 “Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.” hükmünü amir olup madde metnine göre yemin delilin konusunu çekişmeli […]

Devamını Oku

GENEL (YAZILI) YARGILAMA USULÜ NEDİR?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (“HMK”) iki çeşit yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar; yazılı yargılama usulü ve basit yargılama usulüdür. Basit yargılama usulüne ilişkin detaylı bilgilere yer verdiğimiz ilgili yazılarımız için lütfen (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) Davanın, yargılama esnasında gözetilmesi gereken bir takım aşamaları bulunmaktadır. Bu aşamalar aşağıdaki sırayla izlenmek […]

Devamını Oku

HUKUK DAVALARINDA BEKLETİCİ SORUN

Yargılama esnasında ortaya çıkan ve davanın incelenip sonuçlandırılabilmesi için başka bir makam tarafından çözülmesi lazım gelen meselelere bekletici sorun adı verilmektedir. Bekletici sorun iki halde ortaya çıkabilmektedir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165. maddesinde bu iki durum farklı fıkralar altında açıklanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrası “(1) Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari […]

Devamını Oku