RAPORLU GÜNLERDE ÇALIŞANIN ÜCRETİNDEN KESİNTİ YAPILABİLİR

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun madde 18/b; “Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla;  … b) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5 inci madde kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğraması halinde, iş göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en […]

Devamını Oku

YILLIK İZİN SÜRESİ İÇİNDE RAPOR ALINMASI

4857 sayılı İş Kanunu’nun (“Kanun”) madde 56/4; “İşveren tarafından yıl içinde verilmiş bulunan diğer ücretli ve ücretsiz izinler veya dinlenme ve hastalık izinleri yıllık izne mahsup edilemez.” hükmüyle, hastalık nedeniyle alınan istirahat raporlarının, yıllık ücretli izinden sayılmayacağına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu doğrultuda, çalışanın, yıllık ücretli iznini kullandığı esnada hastalanarak rapor alması halinde, raporlu olarak geçirdiği sürelerin yıllık […]

Devamını Oku

İŞYERİ DEVRİNİN İŞ SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ KAPSAMINDA İLGİLİ İŞ KANUNU HÜKÜMLERİ İLE TÜRK TİCARET KANUNU HÜKÜMLERİ ARASINDAKİ FARKLAR

Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) “İş ilişkilerinin geçmesi” kenar başlıklı 178. maddesi uyarınca; “(1) Tam veya kısmi bölünmede, işçilerle yapılan hizmet sözleşmeleri, işçi itiraz etmediği takdirde, devir gününe kadar bu sözleşmeden doğan bütün hak ve borçlarla devralana geçer. (2) İşçi itiraz ederse, hizmet sözleşmesi kanuni işten çıkarma süresinin sonunda sona erer; devralan ve işçi o tarihe […]

Devamını Oku

CUMARTESİ GÜNLERİ YILLIK ÜCRETLİ İZİN SÜRESİNDEN SAYILIR MI?

4857 sayılı İş Kanunu’nun (“Kanun”) madde 46; “Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir. Çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ – IX

Bir önceki yazımızda sır saklama yükümlülüğünün ihlalinin hüküm ve sonuçlarına kısaca giriş yaparak, sır saklama yükümlülüğünü ihlal eden işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesinden bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise sır saklama yükümlülüğünün ihlalinin diğer hüküm ve sonuçlarından söz edeceğiz. Tazminat İş Kanunu’nun 26. maddesinin ikinci fıkrasında, işverenin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini gerektirecek hallerin ortaya çıkması […]

Devamını Oku

KIDEM TAZMİNATINDA UYGULANACAK EN YÜKSEK MEVDUAT FAİZ ORANI

4857 sayılı İş Kanunu Geçici Madde 6 “Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Kıdem tazminatı fonuna ilişkin Kanunun yürürlüğe gireceği tarihe kadar işçilerin kıdemleri için 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümlerine göre kıdem tazminatı hakları saklıdır.” hükmünü amirdir. Madde, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesine atıf yapmaktadır. 1475 sayılı İş Kanunu’nun […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ – VIII

Bir önceki yazımızda sır saklama yükümlülüğünün sona ermesinden bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise sır saklama yükümlülüğünün ihlalinin hüküm ve sonuçlarına kısaca giriş yaparak, sır saklama yükümlülüğünü ihlal eden işçinin iş sözleşmesinin feshedilmesinden söz edeceğiz. İşçinin sır saklama yükümlülüğünün ihlalinin hüküm ve sonuçlarını hem haksız fiile ilişkin hükümler açısından hem de borca aykırılık hükümleri açısından […]

Devamını Oku

ENGELLİ VE SÜREĞEN HASTALIĞA SAHİP ÇOCUĞU OLAN İŞÇİNİN İZİN HAKKI

4857 Sayılı İş Kanunu’nun (“Kanun”) Ek Madde 2 “İşçilerin en az yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuna dayalı olarak ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar ücretli izin verilir.” düzenlemesiyle işçilerin mazeret izni hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN DEVAMSIZLIĞI NEDENİYLE HAKLI NEDENLE FESİHTE FESİH HAKKINI KULLANMA SÜRESİ

Bir sözleşmenin taraflarından birinin tek taraflı irade beyanıyla sözleşmeyi sona erdirebilmesi fesih hakkı olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı İş Kanunu işçi ile işverene belli durumlar halinde iş sözleşmesini feshedebilme yetkisi tanımıştır. Fesih; süreli fesih, geçerli sebebe dayandırılan fesih ve haklı nedenle derhal fesih olmak üzere ayrılmaktadır. Bugün konumuzu oluşturan işçinin devamsızlığı nedeniyle fesih ise işverene tanınmış […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ – VII

Bir önceki yazımızda sır saklama yükümlülüğünün süresinden bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise sır saklama yükümlülüğünün sona ermesinden bahsedeceğiz. İşçinin sır saklama yükümlülüğünün çeşitli nedenlerle sona ermesi söz konusu olabilmektedir. Bu nedenlerden biri, sırrın aleniyet kazanmasıdır. Bu halde sır, unsurlarından olan bilinmezlik özelliğini kaybetmektedir. Sırrın aleniyet kazanması; işçi tarafından sır saklama yükümlülüğüne aykırılıkla, sırrın sahibi […]

Devamını Oku