BİLİRKİŞİYE VE BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ

Bilirkişiler, yargılama esnasında ortaya çıkan ve çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde mahkeme tarafından başvurulan gerçek kişiler veya özel hukuk tüzel kişileridir. Bilirkişilik kurumu; 3.11.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlananarak yürürlüğe giren 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile özel bir düzenlemeye kavuşmuş; bilirkişilerin görev tanımları, sorumlulukları ve nitelikleri ayrıntılı hükme bağlanmıştır. Mahkemeler, yargılama sırasında […]

Devamını Oku

DAVANIN USULDEN REDDİ

Türk yargı sisteminde mahkemelerin yargılama sonucunda verebileceği kararlardan bir tanesi de “davanın usulden reddi” olarak ifade edilir. Davanın usulden reddi; dava şartı noksanlığının bulunması halinde mahkemenin vereceği bir karar türüdür. Dava şartları Hukuk Muhakemesi Kanunu (“HMK”) m.114’te düzenlenmiştir. “Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli […]

Devamını Oku

TEBLİGAT KANUNU MADDE 35 VE MADDE 21’E GÖRE TEBLİGAT – II

Bir önceki yazımızda Tebligat Kanunu’nun (“Kanun”) 35. maddesinde yer verilen prosedürün işletilmesi suretiyle tebligatın gerçekleştirilmesinden bahsetmiştik. İlgili yazımız için (Bkz…) Bu yazımızda ise Kanun’un 21. maddesinde düzenlenen prosedürden bahsedeceğiz. Gerçek kişilere yapılacak olan tebligatlar, kimi zaman kişinin adreste bulunmaması veya başka bir adrese taşınmış olması gibi sebeplerle gerçekleştirilememektedir. Kişinin bilinen adresine yapılan ilk tebligat, belirtilen […]

Devamını Oku

TEBLİGAT KANUNU MADDE 35’E VE MADDE 21’E GÖRE TEBLİGAT

Gerçek veya tüzel kişilere yapılan tebligatlar, kimi zaman çeşitli nedenlere bağlı olarak alıcısına tebliğ edilemez (teslim edilemez). Böyle bir durumda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (“Kanun”) 21. ve 35. maddelerinde düzenlenen prosedürler işletilerek, usulüne uygun tebligatın gerçekleştirilebilmesi mümkündür. Yazımızda, Kanun’un 21. ve 35. maddelerinde yer verilen düzenlemeleri, tebligatın gerçek kişiye veya tüzel kişiye yapılacak olmasına göre […]

Devamını Oku

KANUN YARARINA TEMYİZ

İlk derece mahkemelerinin ve Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerinin istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlarının hukuka aykırılık taşıması halinde, Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başvurulan temyiz yoludur. Temyiz, kesinleşmemiş kararlara karşı öngörülen olağan kanun yoludur. Ancak kanun yararına temyiz yüksek mahkeme incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. İlk derece […]

Devamını Oku

MENFİ TESPİT DAVASI

Menfi tespit davası, borçlunun alacaklıya karşı borcu olmadığına ilişkin tespitin yapılmasını mahkemeden talep edebilmek üzere açabileceği, tespit davası niteliğinde bir dava türüdür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde“Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.” denilerek menfi tespit davasının icra takibinden önce veya sonra açılabileceği düzenlenmiştir.  Menfi tespit davası icra takibinden önce açılmışsa, borcun yüzde on beşi oranında teminatın mahkeme veznesine yatırılarak icra […]

Devamını Oku

HANGİ KARARLAR TEMYİZ EDİLEBİLİR

Temyizin ne olduğuna, nerede ve ne şekilde düzenlendiğine ilişkin bilgiler verdiğimiz başka bir yazımız da mevcuttur. Bu çalışmamızla bağlantılıdır, okumanızı tavsiye ederiz. (Bkz. İlgili yazımız…) Her ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulamadığı gibi her Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı da temyiz yoluna başvurulamayacaktır. Peki temyizi kabil kararlar hangileridir? Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi […]

Devamını Oku

EDA DAVASI

Dava çeşitleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda sistematik şekilde düzenlenmiş olup;  eda davası, tespit davası, belirsiz alacak ve tespit davası, kısmi dava, inşai dava, davaların yığılması, terditli dava, seçimlik dava, topluluk davası olmak üzere 9 adet dava türü belirlenmiştir. Sayılan dava çeşitlerinden kısmi dava ile belirsiz alacak davası arasındaki farkları açıkladığımız bir başka çalışmamız daha […]

Devamını Oku

TEMYİZ İNCELEMESİNDE (YARGITAY TARAFINDAN) VERİLEN KARARLAR

Temyiz kanun yolunda, incelemenin ne şekilde yapılacağı, inceleme sürecinde duruşma talebi ve bu konudaki önemli noktaları anlattığımız başka çalışmalarımızı da lütfen inceleyiniz.  (Bkz: İlgili yazımız…) Yargıtay, önüne gelen dosyayı yürürlükteki hukuk kurallarına uygun olup olmadığı bakımından inceledikten sonra üç tür karar verebilecektir. Bunlar; bozma, düzelterek onama ve onama kararlarıdır. Temyiz olunan karar, kısmen bozulabileceği gibi […]

Devamını Oku

TEMYİZ (YARGITAY) İNCELEMESİ NE ŞEKİLDE YAPILIR?

Kural olarak; Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesi’nde öngörüldüğü üzere, “… tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya […]

Devamını Oku