ANONİM ŞİRKETLERİN İFLASI

bankrupt ile ilgili görsel sonucuAnonim şirketlerin sona erme sebeplerinden biri olan iflas, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“TTK”) 529. maddesinde yapılan düzenlemeye göre, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin iflas kararı ile birlikte, alacaklıların veya şirket yönetim kurulunun istemi doğrultusunda takipli, doğrudan ya da borca batıklık halinde gerçekleşebilmektedir. Anonim şirketin iflasına ilişkin İcra ve İflas Kanunu’nda (“İİK”) genel iflas yolu, kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ve doğrudan iflas yolu şeklinde üçlü bir ayrıma gidilmiştir.

Alacaklıların talebi olmaksızın, TTK m. 376 uyarınca, şirket sermayesinin üçte ikisini aşan kısım yitirilmişse veya anonim şirketin aktifleri borçları karşılayamıyorsa, anonim şirketin yönetim kurulu derhal mahkemeye başvurarak ortaklığın iflâsını talep etmekle yükümlüdür. Yönetim kurulunun talebinin ardından mahkeme, takibe gerek kalmadan şirketin iflasına karar verebilmektedir. Mahkemenin verdiği iflas kararı iflas idaresine bildirilir ve iflas idaresi bu kararı ticaret siciline tescil ve ilân ettirir. Mahkemenin iflas kararı ile sona eren anonim şirket tasfiyeye girmiş olur. Tasfiye halindeki anonim şirketin varlığı tasfiye amacıyla sınırlı olarak devam eder.

İİK’da düzenlenen üçlü ayrımdan biri olan genel iflas yoluyla takip, alacak TTK’da sayılan kambiyo senetlerine bağlı değilse söz konusu olmaktadır. Bu yolla takipte alacaklı icra dairesi aracılığıyla icra takibi başlatır. Borçlu, kendisine gönderilen ödeme emri üzerine yedi gün içinde borcunu öderse veya ödeme emrine itiraz ederse takip sona erer ya da durur. Bu durumda alacaklı, bir yıl içinde, hem itirazın iptalini hem de şirketin iflasını talep ettiği bir dava açma hakkına sahiptir. Borçlu borcunu ödemez ve ödeme emrine süresinde itiraz etmezse icra takibi kesinleşir ve alacaklı mahkemeden borçlunun iflasını talep edebilir. Mahkemenin vereceği iflas kararı sonrasında alacaklı, borçlunun mevcut taşınır ve taşınmaz mallarının satışını sağlayarak alacağını tahsil etme imkanına kavuşabilecektir.

Alacağın TTK’da sayılan kambiyo senetlerinden (bono, poliçe, çek) birine bağlı olması durumunda, ikinci bir ayrım olan kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu gündeme gelir. Bu iflas yolunun genel iflas yoluyla takipten farkı, ödeme veya itiraz süresinin beş gün olması ve mahkemenin iflas kararı vermeden önce depo kararı vermesidir. Borçlu, borcu yedi gün içinde mahkemenin veznesine depo etmezse iflas kararı söz konusu olur ve devamında genel iflas yoluyla takipteki prosedür uygulanır.

Son olarak, borçlu yurtdışına kaçmış veya yerleşim yeri tespit edilemiyorsa ya da borçlu alacaklıların haklarını tehlikeye düşürecek şekilde hileli davranışlar sergiliyor veya haczedilebilecek mallarını kaçırıyorsa alacaklı, icra takibine başvurmadan doğrudan doğruya borçlunun iflasını talep edebilir ve devamında genel iflas yoluyla takipteki prosedür uygulanır.

                                                                                                                           Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir