BİLİRKİŞİNİN KENDİSİNE VERİLEN GÖREV DIŞINA ÇIKAMAMASI

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 266. maddesi “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.” hükmünü amirdir. Madde metninde “özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde” şeklinde […]

Devamını Oku

YAZILI YARGILAMA USULÜNDE ÖN İNCELEME (II)

Hakimin dosya üzerinden (duruşmasız) ön inceleme yaparak, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar veremediği takdirde; ön inceleme duruşması açmak suretiyle tarafları dinleyebileceğini belirtmiştik. (Bkz: …) Bu halde, tayin edilen ön inceleme duruşmasında hakim ilk olarak dava şartları ve ilk itirazlar yönünden tarafları dinler ve kararını verir. Hakimin bu konudaki kararı, görevsizlik veya yetkisizlik gibi […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – V

Bir önceki yazımızda taraf iradelerinin yorumlanması noktasında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı Yargıtay kararlarından bahsetmiştik (Lütfen bkz…) Bu yazımızda, iş yargısında hayatın olağan akışına aykırılık kriterinin uygulandığı bazı karara değineceğiz. Hayatın olağan akışı kriteri işçi-işveren uyuşmazlıklarının çözümünde sıklıkla uygulanmaktadır. Davalı işyerinde uzun süre çalışan vasıflı bir işçinin aylık ücretinin asgari ücret olmasının, işçinin uzun […]

Devamını Oku

YEMİN

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 225. maddesi ve devamında yemin delili düzenlenmiştir. Yemin delili kesin deliller arasında yer almaktadır. HMK madde 225 “Yeminin konusu, davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.” hükmünü amir olup madde metnine göre yemin delilin konusunu çekişmeli […]

Devamını Oku

TİCARİ DEFTERLER III

Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği Ticari defterler delil niteliğine haiz olup davalarda delil olarak kullanılabilmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) madde 222/1 “Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” hükmünü amir olup ticari defterlerin davalarda delil olarak kullanılabileceğini düzenlemiştir. Ticari defterler sahibinin lehine veya aleyhine delil olarak kullanılabilmektedir. […]

Devamını Oku

GENEL (YAZILI) YARGILAMA USULÜ NEDİR?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (“HMK”) iki çeşit yargılama usulü düzenlenmiştir. Bunlar; yazılı yargılama usulü ve basit yargılama usulüdür. Basit yargılama usulüne ilişkin detaylı bilgilere yer verdiğimiz ilgili yazılarımız için lütfen (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) (Bkz: …) Davanın, yargılama esnasında gözetilmesi gereken bir takım aşamaları bulunmaktadır. Bu aşamalar aşağıdaki sırayla izlenmek […]

Devamını Oku

YETKİ İTİRAZININ KÖTÜNİYETLİ OLARAK İLERİ SÜRÜLMESİ

Bir önceki yazımızda (Lütfen Bkz.) yetki itirazının nasıl ileri sürülebileceği hususundan bahsetmiştik. Bugünkü konumuzu ise yetkisizlik itirazının kötüniyetli olarak yapılması halinde ne olacağı bahsi oluşturmaktadır. Bu noktada özellikle usul ekonomisi ilkesi büyük önem taşımaktadır. Türk hukuk öğretisinde dava ekonomisi olarak da anılan usul ekonomisi ilkesi, genel olarak boş yere dava açılmasını, yargılama sırasında gereksiz işlemlerin yapılmasını ve […]

Devamını Oku

DAVA DİLEKÇESİNİN İÇERİĞİNDE NELER BULUNMALIDIR?

Yazılı yargılama usulünün ne olduğu ve aşamalarına ilişkin bir önceki yazımızda açıklamalarda bulunmuştuk. (Bkz: …) Peki bir davanın açılması için öncelikli şart olan dava dilekçesinde olması gereken unsurlar nelerdir? Bahsedilen konu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119. madde 1. fıkrasında “Dava dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve […]

Devamını Oku

YETKİ İTİRAZI NASIL İLERİ SÜRÜLÜR?

Bir davaya hangi yerdeki hukuk mahkemesinin bakabileceğini düzenleyen bir hukuki müessese olan yetkiden bahsettiğimiz önceki açıklamalarımıza bu yazımızla devam etmekteyiz. Bugünkü yazımızın konusunu ise yetki itirazının ileri sürülüşü oluşturmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) yetki itirazın ileri sürülmesi başlıklı 19.maddesinde “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar […]

Devamını Oku

İSPAT YÜKÜ VE HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRILIK KRİTERİ – I

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Fiili karine kavramıyla da ifade edilen hayatın olağan akışı kriteri, dayanağını yasal düzenlemelerden almayan, ancak pratikte ispat kurallarını sıkı sıkıya uygulamanın yargılamada özellikle delilleri değerlendirmek ve hüküm kurmak noktasında yol açtığı problemleri bertaraf etmek üzere, sınırları doktrin ve içtihatlarla belirlenen, ispat yükü dağılımına önemli birtakım etkileri olan bir […]

Devamını Oku