TEKSİF İLKESİ

Teksif ilkesi, tarafların iddia ve savunmalarını yargılamanın uzamaması ve belirli bir düzen içinde devam ettirilmesi amacıyla, usul ekonomisine hizmet eder şekilde belirli bir usul kesitine kadar ileri sürebilmesi olarak tanımlanabilir. Medeni usul hukukumuza hakim ilkeler 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“Kanun”) “Yargılamaya Hakim Olan İlkeler” başlıklı ikinci bölümünde düzenlenmiştir ve bu bölümde teksif ilkesine yer […]

Devamını Oku

4686 SAYILI MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU

Bir önceki yazımızda genel olarak tahkim (Lütfen bkz…) ve milletlerarası tahkim kavramlarından bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’ndan (“MTK”)söz edeceğiz. MTK, 5/7/2001 tarihinde ResmiGazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. MTK’nın amacı, 1. maddesinde ifade edildiği üzere, milletlerarası tahkime ilişkin usul ve esasları düzenlemektir. 1. maddenin 2. fıkrasında ise,MTK’nın uygulama alanı yabancılık unsuru […]

Devamını Oku

6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA DELİL GÖSTERME

Bu yazımızda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) kapsamında delillerin gösterilmesine ilişkin açıklamalara yer vereceğiz. Medeni yargılamanın temel amacı gerçeğin ortaya çıkarılması olmakla beraber usul ekonomisi ve teksif ilkesi başta olmak üzere birtakım usul ilke ve kurallarıyla bu amaç sınırlandırılmıştır. Gerçeğin ortaya çıkarılması yönünde amacın yerine getirilmesinin yanı sıra yargılamanın makul sürede tamamlanması da gerekmektedir. […]

Devamını Oku

TAHKİM YARGILAMASI VE MİLLETLERARASI TAHKİM – II

Av. Yasemin ÇORAK & Av. Sevcen CAN Bir önceki yazımızda genel olarak tahkim kavramından bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda milletlerarası tahkim kavramını açıklayacağız. Milletlerarası tahkim kavramı genel olarak, yabancılık unsuru taşıyan tahkim olarak ifade edilebilmektedir. Bizim hukukumuza göre bir uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıyıp taşımadığına ilişkin kriterler, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun (“MTK”) 2. maddesinde sayılmıştır. […]

Devamını Oku

MAHKEME DIŞINDA YAPILAN SULH

Medeni Usul Hukuku’na hâkim olan tasarruf ilkesine göre, özel hukuktan kaynaklanan bir uyuşmazlık ortaya çıktığında, uyuşmazlığın tarafları, uyuşmazlıkla ilgili tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Tasarruf ilkesine göre taraflar, uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyıp taşımamak konusunda serbest oldukları gibi, uyuşmazlığı sona erdirmek hususunda daserbestçe tasarrufta bulunabilirler. Tarafların uyuşmazlığı sona erdirmek konusunda tasarrufta bulunabilmelerine imkan sağlayan kurumlardan biri de […]

Devamını Oku

TAHKİM YARGILAMASI VE MİLLETLERARASI TAHKİM – I

Av. Yasemin ÇORAK & Av. Sevcen CAN Kısaca ve genel olarak tahkim; taraflar arasındaki bir uyuşmazlığın devlet yargısı yerine hakem adı verilen üçüncü kişiler tarafından çözüme kavuşturulması olarak tanımlanabilir. İhtilafların çözümünde devlet yargısının yanında alternatif bir çözüm yöntemi olarak tahkime sıklıkla başvurulmaktadır. Tahkimde; uyuşmazlık, devletin ilgili mahkemeleri yerine tarafsız hakemler tarafından karara bağlanmakta ve yargılama […]

Devamını Oku

KEŞİF NEDİR?

Keşif, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 288. ve 292. maddeleri arasında düzenlenmiştir. HMK madde 288/1 “Hâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir. Hâkim gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur.” şeklinde hükme bağlanan maddeden anlaşılacağı üzere keşif, uyuşmazlık konusu hakkında bilgi sahibi olmak amacıyla […]

Devamını Oku

BİLİRKİŞİ KENDİSİNİ HAKİM YERİNE KOYABİLİR Mİ?

Bilirkişilik Kanunu’nun (“BK”) 2/1-b maddesinde bilirkişinin tanımı “Çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi” şeklinde yapılmıştır. Bilirkişi, bilirkişilik yaptığı alanda madde metninden de anlaşılacağı üzere konusunda uzman, yeterli donanım ve bilgiye sahip bir kimse olmalıdır. BK’nın 3/1. maddesi […]

Devamını Oku

CEVAP DİLEKÇESİNİN İÇERİĞİNDE NELER BULUNMALIDIR?

Bir önceki yazımızda cevap dilekçesinin ne olduğundan bahsederek; verilme süresi ve usulünü açıklamıştık, şimdiki yazımızla bağlantısı gereğince okumanızı tavsiye ederiz. (Bkz: …) Cevap dilekçesinin içeriğinde bulunması gereken unsurların hangileri olduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) 129. maddesinde “(1) Cevap dilekçesinde aşağıdaki hususlar bulunur: a) Mahkemenin adı. b) Davacı ile davalının adı, soyadı ve adresleri; […]

Devamını Oku

AKRABALAR TANIK OLARAK DİNLENEBİLİR Mİ?

Tanık, davanın taraflarından birisi olmayan ve dava ile ilgili bildiği hususları mahkemeye aktaran kişidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) madde 240 “(1) Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir. (2) Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan […]

Devamını Oku