ENGELLİ VE SÜREĞEN HASTALIĞA SAHİP ÇOCUĞU OLAN İŞÇİNİN İZİN HAKKI

4857 Sayılı İş Kanunu’nun (“Kanun”) Ek Madde 2 “İşçilerin en az yüzde yetmiş oranında engelli veya süreğen hastalığı olan çocuğunun tedavisinde, hastalık raporuna dayalı olarak ve çalışan ebeveynden sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla, bir yıl içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar ücretli izin verilir.” düzenlemesiyle işçilerin mazeret izni hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü üzere […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN DEVAMSIZLIĞI NEDENİYLE HAKLI NEDENLE FESİHTE FESİH HAKKINI KULLANMA SÜRESİ

Bir sözleşmenin taraflarından birinin tek taraflı irade beyanıyla sözleşmeyi sona erdirebilmesi fesih hakkı olarak tanımlanabilir. 4857 sayılı İş Kanunu işçi ile işverene belli durumlar halinde iş sözleşmesini feshedebilme yetkisi tanımıştır. Fesih; süreli fesih, geçerli sebebe dayandırılan fesih ve haklı nedenle derhal fesih olmak üzere ayrılmaktadır. Bugün konumuzu oluşturan işçinin devamsızlığı nedeniyle fesih ise işverene tanınmış […]

Devamını Oku

HAMİLE İŞÇİLERİN ÇALIŞMA SÜRESİ

İş hayatında her ne kadar cinsiyetler arası eşitlik ilkesi geçerli olsa da bazı durumlarda kimi işçiler için yasa ve yönetmeliklerde özel düzenlemeler mevcuttur. Bu özel düzenlemelerle sağlanan pozitif ayrımcılıkla, bu çalışanların daha rahat iş hayatına katılmaları ve mağdur olmamaları amaçlanmaktadır. Hamilelik dönemindeki kadın işçilerin, çalışma saatlerinde yapılan farklı düzenlemeyle mağdur olmamaları ve daha rahat çalışabilmeleri, […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ – IV

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Bir önceki yazımızda iş sırrının unsurlarından detaylı olarak bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise sır saklama yükümlülüğüne ilişkin yasal düzenlemelere yer vereceğiz. İşçinin sır saklama yükümlülüğüne ilişkin temel düzenlemeye 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Özen ve sadakat borcu” kenar başlıklı 396. maddesinde; “İşçi, yüklendiği işi özenle yapmak ve […]

Devamını Oku

DOĞUM SONRASI KISMİ ÇALIŞMA – I

8 Kasım 2016 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13. maddesine getirilen ek fıkra ile çocuk sahibi olan çalışanların, ananın doğum ve süt izinlerinin bitiminden çocuğun ilkokul çağına gelmesine kadar geçen süreçte herhangi bir zamanda kısmi çalışma talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiştir. Ek fıkra kapsamına göre, ebeveynlerden yalnızca birinin kısmi süreli çalışma talebinde bulunabileceği, ebeveynlerden birinin çalışmaması halinde, […]

Devamını Oku

İŞE İADE DAVASINDA ARABULUCULUK ŞARTI

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3/1. maddesi “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü amir olup maddeye göre iş davalarında arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fesih bildirimine itiraz ve usulü” başlıklı 20/1. […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI İŞ YERİNİN FAALİYETLERİNİN DURMASI

İşçinin çalıştığı iş yeri faaliyetlerine zorlayıcı sebeplerle belirli bir süre ara verilmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nda hem işveren hem işçi açısından düzenlenmiş bir konudur.   Zorlayıcı sebep; işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkilerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen ya […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SAVUNMASI ALINMAKSIZIN İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ

Gerek 4857 sayılı İş Kanunu (“Kanun”) gerekse de Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, iş sözleşmesinin fesih usulü kesin şartlara bağlanmış; işçinin hangi olay veya olgu sebebiyle feshinin istendiğini bilmesi ve bu yönde kendisini savunabilmesi için işveren tarafından yazılı şekilde savunmasının alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir. İşverenin bu hareketiyle, fesih kararının kapsamlı şekilde değerlendirilmesi ve feshin son çare […]

Devamını Oku

YILLIK İZİN ZAMANININ BELİRLENMESİ

Anayasal bir hak olan dinlenme hakkı 4857 sayılı İş Kanunu madde 53’te “İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir…” hükmüyle düzenlenmiştir. Maddenin devamında işçinin bu hakkından vazgeçemeyeceği belirtilmiş ve yıllık ücretli izin süresinin işçinin hizmet süresine göre en az ne […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN ÇALIŞMA KOŞULLARINDA DEĞİŞİKLİK

İşçinin çalışma koşullarında esaslı değişikliğin neleri kapsadığı 4857 sayılı İş Kanununda (“Kanun”) düzenlenmemekle birlikte, Yargıtay kararlarına bakıldığında; ücret, yan haklar, çalışma yeri, görev tanımı, çalışma süreleri gibi çalışma koşullarında işçinin aleyhine ve durumunu ağırlaştıracak şekilde değişiklik yapılması olarak kabul gördüğü anlaşılmaktadır. Çalışma koşullarında yapılan bir değişiklik, işçinin yararına sonuçlar doğuruyorsa, bu değişiklik esaslı bir değişiklik […]

Devamını Oku