VAKFIN AMACI

Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.101’e göre vakıf, birtakım malların belli bir amaca tahsis edilmesi ile kurulur. Başka bir deyişle; derneklerde olduğu gibi vakıflarda da amaç unsuru çok önemlidir. Belirtmek gerekir ki bu amaç, hukuka ve ahlaka uygun olmakla beraber hayatın olağan akışına göre de imkansız olmamalıdır. Bu imkansızlık unsurunun da kişiye göre değil, genel kanıyla […]

Devamını Oku

ERGİNLİĞİN KAZANILMASI

Erginlik, fiil ehliyetinin seviyesini belirleyen şartlar arasında sayılmaktadır. Erginliğin kazanılmasının, doğal ve yapay yol olmak üzere iki türü vardır. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.11, “Erginlik onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlar.”şeklindeki hükmüyle erginliğin doğal yolla kazanılmasından bahsetmiştir. Buna göre kişi; on sekiz yaşını doldurduğunda, vesayet veya velayet altındaysa bunlardan doğrudan kurtulur. Erginliğin kazanılmasını sağlayan diğer bir yol […]

Devamını Oku

6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU KAPSAMINDA DELİL GÖSTERME

Bu yazımızda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) kapsamında delillerin gösterilmesine ilişkin açıklamalara yer vereceğiz. Medeni yargılamanın temel amacı gerçeğin ortaya çıkarılması olmakla beraber usul ekonomisi ve teksif ilkesi başta olmak üzere birtakım usul ilke ve kurallarıyla bu amaç sınırlandırılmıştır. Gerçeğin ortaya çıkarılması yönünde amacın yerine getirilmesinin yanı sıra yargılamanın makul sürede tamamlanması da gerekmektedir. […]

Devamını Oku

KADASTRO MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞU KONULAR

Kadastro Mahkemesi,özel mahkemeler (ihtisas mahkemeleri) arasında yer almakta olup bu mahkemenin görevli olduğu konularla ilgili bir uyuşmazlık olduğu takdirde konu, Kadastro Mahkemesi’nde çözüme kavuşturulmalıdır. Kadastro Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde ise bu mahkemenin görev alanına giren konulara Asliye Hukuk Mahkemesi bakacaktır. Kadastro Kanunu’nun(“Kanun”) 25. maddesinde Kadastro Mahkemesi’nin hangi işlere bakacağı, hangi konulardan sorumlu olduğu “Kadastro mahkemesi; taşınmaz […]

Devamını Oku

EL YAZILI VASİYETNAME

Bir önceki yazımızda resmi vasiyetnamenin (Lütfen Bkz…) nasıl düzenleneceği üzerinde durmuştuk. Bu yazımızda ise el yazılı vasiyetnameden bahsedeceğiz. El yazılı vasiyetname kolaylıkla düzenlenebilmesi, düzenlenmesinin masrafsız olması, düzenlenmesinin ve içeriğinin üçüncü kişilerden gizlenebilmesi nedeniyle resmi vasiyetnameye nazaran daha çok tercih edilmektedir. Fakat el yazılı vasiyetname; yok olma tehlikesi, bulunamaması ve kolayca tahrif edilebilmesi nedenlerinden dolayı da […]

Devamını Oku

HİLEYE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI

Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu siciline tescil ile kazanılır. Tapu siciline tescil geçerli olmayan bir nedene dayanarak gerçekleştirilmişse Türk Medeni Kanun’un (“TMK”) 1024. maddesinde de belirtildiği gibi yolsuz tescil söz konusu olur. (İlgili yazımız için lütfen bkz…) Tapu iptali ve tescil davası farklı nedenlere dayalı olarak açılabilmektedir. Bu nedenlerden birisi de hiledir. Hile, Yargıtay 1. […]

Devamını Oku

ÇOCUĞUN İSMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ YA DA ÇOCUĞA İSİM EKLETİLMESİ DAVASI

Türk Medeni Kanunu (“TMK”) madde 27/I “Adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hâkimden istenebilir.” hükmünü amir olup çocuğun isminin değiştirilebilmesi için de maddede de belirtildiği gibi haklı sebeplerin varlığı aranır. Eğer haklı bir sebep varsa ve evlilik birliği devam ediyorsa velayet hem anne hem de babada olacağı için çocuğun isminin değiştirilmesi için anne ve baba […]

Devamını Oku

İNANÇ SÖZLEŞMESİNE DAYALI TAPU İPTAL VE TESCİL DAVASI

Taşınmaz mülkiyeti kural olarak tapu siciline tescil ile kazanılmaktadır. Tapu siciline tescil geçerli olmayan bir nedene dayanarak gerçekleştirilmişse, Türk Medeni Kanun’un 1024. maddesinde belirtildiği gibi yolsuz tescil söz konusu olur. Tapu iptali ve tescil davası, yolsuz olarak düzenlenen bir tapu kaydının hukuka uygun hale getirilmesi amacıyla açılır ve bu dava sonucunda tapu sicilinde görünen şekli […]

Devamını Oku

ZİNA SEBEBİYLE BOŞANMA

Zina, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“Kanun”) 161. maddesinde düzenlenen özel ve aynı zamanda mutlak boşanma sebeplerinden biridir. İlgili maddeye göre eşlerden biri zina eylemin gerçekleştirirse, kusursuz olan eş boşanma davası açabilir ve bu davada zina eyleminin ortak yaşamı çekilmez hale getirip getirmediğine bakılmaz. Zina sebebiyle boşanma kararı verebilmek için zina eylemini gerçekleştiren eşin, evlilik […]

Devamını Oku

EVLENMENİN NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜNE BİLDİRİLMESİ

Türk hukukuna göre evlilik;  farklı cinsten iki kişinin aile kurmak amacıyla, evlendirme yetkisi bulunan bir kimse huzurunda, yasa ve usule uygun şekilde hayatlarını birleştirmesidir. Evlendirmeye yetkili kişi; belediye bulunan yerlerde belediye başkanı ya da belediye başkanının bu işle görevlendireceği bir memur, köylerde ise muhtardır. Diğer yandan, İç İşleri Bakanlığı tarafından il nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerine, nüfus […]

Devamını Oku