HEKİM HATASI SONUCUNDA YARALANMALARDA HEKİMİN HUKUKİ SORUMLULUĞU

2

Hekim hatasının ne olduğuna , hekim hatası sonucu ölümlerde hekimlerin hukuki ( Bkz.İlgili yazımız…) ve cezai (Bkz.İlgili yazımız…) sorumluluklarına ve hekim hatası sonucu yaralanmalarda hekimin cezai sorumluluğuna (Bkz.İlgili yazımız…) önceki bir yazımızda  değinmiştik. Bu yazımızda ise hekimin, malpraktis (hekim hataları) sonucundaki hukuki sorumluluğuna dair açıklamalar yapacağız.

Malpraktis, bir hekimin dikkatsizlik, acemilik, tedbirsizlik gibi sebeplerle kurallara uymayarak veya bakım standartlarına aykırı hareket ederek hastada zarar meydana getirmesi anlamına gelir. Hastada meydana gelen zarar yaralanma veya ölüm şeklinde sonuç doğurabilir. Böyle bir durumda hekimin sorumluluğu söz konusu olur.

Hekimin cezai sorumluluğunun yanısıra hukuki olarak da bir sorumluluğu bulunur. Zira, hastada meydana gelen sonucun bir zarara sebep olduğu ve bu zararın da hastayı gerek maddi gerekse manevi açıdan zor durumda bırakacağı ortadadır.

Hasta ile hekim arasında bir vekalet ilişkisi olduğu kabul edilir. Hekim hataları ise vekalet sözleşmesine aykırılık kapsamında değerlendirilir. Bu aykırılık ve hekimin sonucun gerçekleşmesine ilişkin kusuru da göz önünde bulundurularak, hastanın maddi ve/veya manevi bir tazminat talep edebilmesi mümkün hale gelir.

Hukuki sorumlulukta da tıpkı cezai sorumluluktaki gibi hekimin bağlı olduğu kuruma göre işlemlerde değişiklik olacaktır. Eğer hekim özel bir hastaneye bağlı çalışıyorsa veya kendi muayenehanesi mevcutsa, doğrudan Asliye Hukuk Mahkemeleri’ne dava açılarak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulabilir. Tazminat istemi hem hekime hem de hekimin bağlı bulunduğu hastaneye yöneltilebilir, böyle bir durumda hastanenin de sorumluluğu mevcuttur.

Ancak hekim bir kamu hastanesinde görevliyse, davanın açılacağı mahkeme ve davanın tarafı değişiklik göstermektedir. Kamu hastanelerinde görevli doktorların fiilleri idari işlemler olarak değerlendirilir ve idare tüm idari işlemlerden sorumludur. Bu durumda açılacak dava tam yargı davası olup, yargı yeri İdare Mahkemeleri’dir. Uğranılan zarardan söz konusu hekimin yanısıra idare de asli ve birinci derecede sorumlu tutulur.

Tazminat miktarı belirlenirken hekimin kusuru, ortaya çıkan zararın niteliği, hastanın bulunduğu durum gibi etmenler değerlendirilir. Maddi tazminatın kapsamına tedavi masrafları, çalışma gücünün kaybı nedeniyle uğranılan zararlar ve hekim hatasının yol açtığı zarar nedeniyle kişinin yapmak zorunda kaldığı harcamalar girmektedir. Manevi tazminat ise kişide meydana gelen zararın büyüklüğüne, yarattığı sonuca ve yıpranmaya, kişinin şahsi özelliklerine göre değişiklik gösteren bir tazminat türüdür. Zararın boyutu ve hekimin kusur derecesi bilirkişi tayini ile belirlenmektedir.

                                                                                                               Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir