HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER KAPSAMINDA CEVAP DİLEKÇESİ VERME EK SÜRE TALEBİ

Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (“Kanun”) 28/07/2020 tarihli 31199 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe girmiştir. 7251 sayılı söz konusu Kanun ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) bazı maddelerinde değişikliklere gidilmiştir. Bugünkü yazımızda HMK’da yapılan değişiklikler kapsamında, davalının cevap dilekçesi verme süresi ve bu sürenin uzatılması halinden bahsedeceğiz.

HMK madde 127’de  “Cevap Dilekçesi Verme Süresi” düzenlenmiştir. Maddenin eski halinde, “Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.” şeklinde bir hüküm mevcuttu. Maddede görüldüğü üzere, ek cevap süresinin ne zaman başlayacağına dair kesin bir süre belirtilmemişti ve bu hususta uygulamada kararın tebliğinden itibaren ek sürenin başladığı ya da yasal cevap süresinin bitiminden itibaren ek sürenin başladığı gibi farklı görüşler ortaya çıkmaktaydı. 7251 sayılı Kanun ile yapılan yeni düzenlemede maddeye; “başvuran davalıya,” ibaresinden sonra gelmek üzere, “cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak,” ibaresi eklendi. Bu ibareyle sürenin başlangıç tarihi kesin olarak bilinebilecek duruma gelmiş, ortaya çıkan kafa karışıklığı giderilmiş oldu.

Ek süre talebi için ne yapılmalıdır konusunu ele alacak olursak, mahkemeye cevap süresinin uzatılması talepli bir dilekçe yazılması gerekmektedir. Bu dilekçede ek süre isteme talebinin nedenleri açıkça belirtilmelidir. Yazılan dilekçe, esas dilekçeye cevap süresi içerisinde yazılmalı ve mahkemeye bu süre içerisinde verilmelidir. Aksi takdirde süresi içerisinde verilmemiş bir cevap söz konusu olacaktır.

Davalının cevap dilekçesine süresinde cevap vermemesi hali ise bir sonraki madde olan 128. maddede düzenlenmiştir. Maddede bu husus “Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.” şeklinde açıklanmıştır.

Bu konuda bir Yargıtay kararını paylaşacak olursak; “Davalı dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde cevap dilekçesini sunmadığı gibi delillerini de bildirmemiştir. Ayrıca davalının cevap süresinin uzatılması noktasında bir talebi de bulunmamaktadır.Davalı cevap dilekçesi ve delillerini iki haftalık süre geçtikten sonra 24.02.2016 tarihinde bildirmiştir. Davacının süresinde sunulmayan delillere karşı açık bir muvafakati bulunmamaktadır. Süresinde cevap verilmemesinin hükmü 6100 Sayılı HMK’nın 322/1 ve 128. maddeleri uyarınca davanın reddinin talep edildiği anlamına gelmekle birlikte hakkı ortadan kaldırır “nitelikte ödeme belgeleri dışında süresinde verilmeyen ve davacı tarafın açık muvafakati bulunmayan delillerin dikkate alınmaması gerekir.” Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/27458 E. 2017/17244 K.

                                                                                                                                 Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir