SERMAYE PİYASASI HUKUKUNDA BORÇLANMA ARAÇLARI – II

Bir önceki yazımızda Sermaye Piyasası Hukuku kapsamında borçlanma aracı kavramından bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu ve devam yazılarımızda borçlanma araçlarının türlerinden söz edeceğiz.

BORÇLANMA ARACI TÜRLERİ

TAHVİLLER

Tahvil, anonim ortaklıklar ile devlet, kamu kuruluşları ve belediyeler tarafından fon sağlamak amacıyla çıkarılan, orta ve uzun vadeli bir borçlanma aracı türüdür. Fon arz edenler, yatırım yaptıkları tahviller karşılığında anapara ve faiz getirisi elde ederler.  Borçlanma Araçları Tebliği (VII-128.8)‘ in (“Tebliğ”) madde 3/m hükmüyle tahvillerin ihraççılar tarafından borçlu sıfatıyla düzenlenerek ihraç edilmesi ve ihraççı tarafından ihraç edilen tahvilin nominal değerinin vade tarihi geldiğinde fon arz edene ödeneceğinin taahhüdü söz konusudur. Tahvilin vadesi en az 365 gün olabilmektedir.

PAYA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR TAHVİLLER (PDT)

Paya dönüştürülebilir tahviller, Tebliğ’in madde 3/l hükmünde, ihraççı ortaklığın sermaye artırımı suretiyle çıkaracağı paylara veya izahnamede ya da ihraç belgesinde belirtilen esaslar çerçevesinde temin edilen ihraççı paylarına dönüştürme hakkı veren borçlanma araçları olarak tanımlanmaktadır. Paya dönüştürülebilir tahviller, fon arz eden ile bunları çıkaran anonim ortaklık arasında bir borç ilişkisi yaratmakta, bu borç ilişkisi doğrultusunda fon arz eden ortaklığa karşı bir alacak hakkı elde etmektedir. Paya dönüştürülebilir tahvil sahibi (fon arz eden), dönüştürme hakkını kullanmakla birlikte pay sahibi sıfatına haiz olmaktadır. Kısacası paya dönüştürülebilir tahviller, ihraççı ortaklığın paylarını edinme hakkını fon arz edene sağlayan tahvillerdir. Tahvil sahibi, vade tarihi geldiğinde tahvil karşılığı anapara ile faizi almak ya da tahvilin paya dönüştürülmesini sağlamakla birlikte pay sahibi sıfatına haiz olmak şeklindeki seçimlik haklarını kullanabilmektedir. Tahvil sahibinin seçimlik haklarını kullanması, tahvili ihraç eden ortaklığın onay, izin ve sair muvafakatine bağlı değildir.

Paya dönüştürülebilir tahviller sayesinde fon talep eden ortaklık, sermayesini fon ihtiyacını karşılamadan önce değil, fon ihtiyacını karşıladıktan sonra, tahvilin vadesi geldiğinde artırma imkanı elde etmektedir. PDT sahipleri (yatırımcılar) açısından bakıldığında ise; bir ortaklıkla öncelikle alacaklı olarak ilişkiye girmek ve belirli bir gelir karşılığı borç verilen paranın nispeten güvenliğini temin etmek, sonrasında ise kendi kararına bağlı olarak bu borç karşılığında ortaklık hakkı elde etmek, diğer bir deyişle daha çok gelir ve hatta tasfiye payı üzerinde hak sahibi olmak ya da serbest iradeyle alacaklı olarak devam etme imkanlarına sahip bulunmak avantajlı bir durum ortaya koymaktadır.

DEĞİŞTİRİLEBİLİR TAHVİLLER

Değiştirilebilir tahviller, Tebliğ’in madde 3/d hükmünde ihraççı tarafından çıkarılan ve payları borsalarda işlem gören diğer ortaklıklara ait paylarla değiştirme hakkı veren borçlanma araçları olarak tanımlanmaktadır. Değiştirilebilir tahvilin paya dönüştürülebilir tahvilden farkı, tahvil sahibine yalnızca ihraççı anonim ortaklığın paylarını edinme hakkı değil, ihraççı dışındaki ortaklıkların ortaklık paylarını da edinme hakkı vermesidir. Değiştirilebilir tahvillere örnek olarak; değiştirilebilir tahvili bir holdingin çıkarması ve tahvil sahiplerine bir veya birkaç yavru ortaklığının pay senedini alma hakkı tanınması gösterilebilir.

Yukarıda sayılanlar dışında;

-varlığa ve ipoteğe dayalı menkul kıymetler,

-teminatlı menkul kıymetler,

-gayrimenkul sertifikaları,

-kira sertifikaları,

-finansman bonoları,

-kıymetli maden bonoları

diğer borçlanma araçları olarak sayılabilir. Bunlara ilişkin detaylı açıklamalarımıza bir sonraki yazımızda yer vereceğiz.

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir