İŞÇİNİN SIR SAKLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ – VI

Av. Yasemin ÇORAK & Av. Sevcen CAN

Bir önceki yazımızda sır saklama yükümlülüğünün kapsam ve sınırlarından bahsetmiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda ise sır saklama yükümlülüğünün süresinden bahsedeceğiz.

İşçinin, işverene karşı sır saklama yükümlülüğü hizmet sözleşmesinin kurulmasıyla başlayıp, kural olarak iş ilişkisinin devamı boyunca sürmekte, ancak belirli koşullar altında sözleşmenin sona ermesinden sonra da devam etmektedir. Hizmet sözleşmesinin kurulmasından önce, sözleşme görüşmeleri devam ederken culpa in contrahendo kapsamında tarafların birbirine verdikleri zarardan sorumlu olacağı genel hukuk kuralları çerçevesinde tartışmasız olsa da hizmet sözleşmesi henüz kurulmadığından, işçi- işveren ilişkisinden kaynaklanan bir sadakat borcundan, dolayısıyla sır saklama yükümlülüğünden bahsedilemeyecektir.

Türk Hukuku açısından işçi-işveren arasındaki hukuki ilişki hizmet sözleşmesinin kurulmasıyla, diğer bir deyişle işçi fiilen işe başlamamış olsa dahi hizmet sözleşmesinin yürürlüğü ile başlamakta, dolayısıyla bu andan itibaren işçi, işverene karşı sadakat borcu, dolayısıyla sır saklama yükümlülüğü altına girmektedir. Sadakat borcu kapsamında sır saklama yükümlülüğü, her ne kadar esasen iş ilişkisinin devamı boyunca söz konusu olsa da, işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra da belirli bir çerçevede devam eden borçlarından biridir. Türk Borçlar Kanunu’nun madde 396/4 hükmüyle de işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde işçinin sır saklama yükümlülüğünün hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra da devam edeceği öngörülmüştür.

İşçi çalıştığı işyerinde hukuka uygun şekilde elde ettiği iş sırlarını, iş ilişkisinin sona ermesinin ardından kendi ekonomik gelişimi için kullanma hakkına sahiptir; ancak işçinin önceki çalışmasından kaynaklanan bilgilerini ve yeteneklerini serbestçe kullanabilme özgürlüğü ile eski işverene ait sırları dürüstlük kuralının gerektirdiği ölçüde saklama ve eski işverenin ticari itibarına saygı gösterme yükümlülükleri arasında bir dengenin gözetilmesi gerekmektedir[1].

Hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra, ancak işverenin haklı ve meşru bir menfaatinin korunması gerekliliği söz konusuysa işçinin sır saklama yükümlülüğünden bahsedilebilmektedir.

Hukuk Desteği


[1] UMAR, A. Türk İş Hukukunda İş Sözleşmesinin Sonraya Etkisi, Yüksek Lisans Tezi, Bahçeşehir Üniversitesi, 2008, S. 67

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir