ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN İLİŞKİSİNDE ASIL İŞİN BİR BÖLÜMÜNÜN DEVREDİLMESİ – I

Asıl işveren-alt işveren ilişkisi, İş Kanunu’nun 2. maddesinin 6. fıkrasında yer verilen tanım uyarınca, bir işverenin işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde bir başkasına iş vermesi suretiyle kurulabilmektedir. Bir başka deyişle, asıl işveren-alt işveren ilişkisi ya yardımcı […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN KÖTÜ NİYET TAZMİNATI ALACAĞI

İşveren ile işçi arasında kurulan iş ilişkisi belirli bir süre için yapılmamış ya da sözleşmede herhangi bir süre kararlaştırılmamış ise bu iş sözleşmesine belirsiz süreli iş sözleşmesi denilmektedir. Belirsiz süreli iş sözleşmesi işçi veya işveren tarafından kanunda belirtilen ihbar sürelerine uyulması şartıyla her zaman feshedilebilir. Taraflar ihbar sürelerine riayet ederek kullanabilecekleri bu fesih hakkını, dürüstlük […]

Devamını Oku

KÖTÜNİYET TAZMİNATI NEDİR?

Kötüniyet tazminatı, iş güvencesinden yararlanmayan ve belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından kötüniyetli olarak feshedilmesi halinde ortaya çıkan bir tazminat türüdür. Kötüniyet tazminatı, ihbar tazminatından bağımsızdır, dolayısıyla ihbar tazminatının ödenmesi kötüniyet tazminatının ödenmesine engel teşkil etmemektedir. İş Kanunu madde 17/6’da kötüniyettazminatı:“İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek […]

Devamını Oku

DOĞUM SONRASI KISMİ ÇALIŞMA – II

Bir önceki yazımızda, 8 Kasım 2016 tarihinde İş Kanunu’nun 13. maddesine getirilen ek fıkrayla çocuk sahibi olan çalışanların, ananın doğum ve süt izinlerinin bitiminden çocuğun ilkokul çağına gelmesine kadar geçen süreçte herhangi bir zamanda kısmi çalışma talebinde bulunabilecekleri yönünde getirilen düzenlemeden bahsetmiş, kural olarak kısmi çalışma hakkını kullanmanın işverenin onayına tabi olmadığı düzenlenmişse de, Analık […]

Devamını Oku

BÖLÜNME, BİRLEŞME VE TÜR DEĞİŞTİRMENİN İŞ SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ – I

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Türk Ticaret Kanunu (“TTK”); madde 158, 178 ve 190. hükümleri ile işyerinin devrinin iş sözleşmelerine, işçilik hak ve alacaklarına etkisinin ne olacağı konusunda düzenlemeler öngörmekte; birleşme, bölünme ve tür değiştirme yoluyla işyerinin devredilmesine ilişkin sonuçları ortaya koymaktadır. BÖLÜNMENİN İŞ SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ Ticaret şirketlerinin bölünmesi, gerek tam bölünmede gerekse […]

Devamını Oku

DOĞUM SONRASI KISMİ ÇALIŞMA – I

8 Kasım 2016 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13. maddesine getirilen ek fıkra ile çocuk sahibi olan çalışanların, ananın doğum ve süt izinlerinin bitiminden çocuğun ilkokul çağına gelmesine kadar geçen süreçte herhangi bir zamanda kısmi çalışma talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiştir. Ek fıkra kapsamına göre, ebeveynlerden yalnızca birinin kısmi süreli çalışma talebinde bulunabileceği, ebeveynlerden birinin çalışmaması halinde, […]

Devamını Oku

İŞE İADE DAVASINDA ARABULUCULUK ŞARTI

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3/1. maddesi “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü amir olup maddeye göre iş davalarında arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fesih bildirimine itiraz ve usulü” başlıklı 20/1. […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI İŞ YERİNİN FAALİYETLERİNİN DURMASI

İşçinin çalıştığı iş yeri faaliyetlerine zorlayıcı sebeplerle belirli bir süre ara verilmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nda hem işveren hem işçi açısından düzenlenmiş bir konudur.   Zorlayıcı sebep; işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkilerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen ya […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SAVUNMASI ALINMAKSIZIN İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ

Gerek 4857 sayılı İş Kanunu (“Kanun”) gerekse de Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, iş sözleşmesinin fesih usulü kesin şartlara bağlanmış; işçinin hangi olay veya olgu sebebiyle feshinin istendiğini bilmesi ve bu yönde kendisini savunabilmesi için işveren tarafından yazılı şekilde savunmasının alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir. İşverenin bu hareketiyle, fesih kararının kapsamlı şekilde değerlendirilmesi ve feshin son çare […]

Devamını Oku

YILLIK İZİN ZAMANININ BELİRLENMESİ

Anayasal bir hak olan dinlenme hakkı 4857 sayılı İş Kanunu madde 53’te “İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir…” hükmüyle düzenlenmiştir. Maddenin devamında işçinin bu hakkından vazgeçemeyeceği belirtilmiş ve yıllık ücretli izin süresinin işçinin hizmet süresine göre en az ne […]

Devamını Oku