BÖLÜNME, BİRLEŞME VE TÜR DEĞİŞTİRMENİN İŞ SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ – I

Av. Sevcen CAN & Av. Yasemin ÇORAK Türk Ticaret Kanunu (“TTK”); madde 158, 178 ve 190. hükümleri ile işyerinin devrinin iş sözleşmelerine, işçilik hak ve alacaklarına etkisinin ne olacağı konusunda düzenlemeler öngörmekte; birleşme, bölünme ve tür değiştirme yoluyla işyerinin devredilmesine ilişkin sonuçları ortaya koymaktadır. BÖLÜNMENİN İŞ SÖZLEŞMELERİNE ETKİSİ Ticaret şirketlerinin bölünmesi, gerek tam bölünmede gerekse […]

Devamını Oku

DOĞUM SONRASI KISMİ ÇALIŞMA – I

8 Kasım 2016 tarihinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13. maddesine getirilen ek fıkra ile çocuk sahibi olan çalışanların, ananın doğum ve süt izinlerinin bitiminden çocuğun ilkokul çağına gelmesine kadar geçen süreçte herhangi bir zamanda kısmi çalışma talebinde bulunabilecekleri düzenlenmiştir. Ek fıkra kapsamına göre, ebeveynlerden yalnızca birinin kısmi süreli çalışma talebinde bulunabileceği, ebeveynlerden birinin çalışmaması halinde, […]

Devamını Oku

İŞE İADE DAVASINDA ARABULUCULUK ŞARTI

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3/1. maddesi “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü amir olup maddeye göre iş davalarında arabuluculuk dava şartı olarak kabul edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fesih bildirimine itiraz ve usulü” başlıklı 20/1. […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN ÇALIŞTIĞI İŞ YERİNİN FAALİYETLERİNİN DURMASI

İşçinin çalıştığı iş yeri faaliyetlerine zorlayıcı sebeplerle belirli bir süre ara verilmesi 4857 sayılı İş Kanunu’nda hem işveren hem işçi açısından düzenlenmiş bir konudur.   Zorlayıcı sebep; işverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, bunun sonucu olarak bertaraf edilmesine olanak bulunmayan, dışsal etkilerden ileri gelen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetin tamamen ya […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN SAVUNMASI ALINMAKSIZIN İŞ SÖZLEŞMESİNİN FESHİ

Gerek 4857 sayılı İş Kanunu (“Kanun”) gerekse de Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca, iş sözleşmesinin fesih usulü kesin şartlara bağlanmış; işçinin hangi olay veya olgu sebebiyle feshinin istendiğini bilmesi ve bu yönde kendisini savunabilmesi için işveren tarafından yazılı şekilde savunmasının alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir. İşverenin bu hareketiyle, fesih kararının kapsamlı şekilde değerlendirilmesi ve feshin son çare […]

Devamını Oku

YILLIK İZİN ZAMANININ BELİRLENMESİ

Anayasal bir hak olan dinlenme hakkı 4857 sayılı İş Kanunu madde 53’te “İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir…” hükmüyle düzenlenmiştir. Maddenin devamında işçinin bu hakkından vazgeçemeyeceği belirtilmiş ve yıllık ücretli izin süresinin işçinin hizmet süresine göre en az ne […]

Devamını Oku

KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASINA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEMELER (II)

Bir önceki yazımızda, başta Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuatımızda yer alan düzenlemelerden bir kısmına yer vermiştik (Lütfen bkz…). Bu yazımızda diğer yasal düzenlemelerden bahsedeceğiz; 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un muhtelif hükümlerinde erişim sağlayıcı, içerik sağlayıcı ve […]

Devamını Oku

İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI KAPSAMINDA COVİD-19

Meslek Hastalığı kavramı; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 14. maddesinde, “sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal engellilik halleri” olarak tanımlanmıştır. Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği’nin 18. Maddesi 1. […]

Devamını Oku

BELİRLİ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ (II)

Bir önceki yazımızda, belirli süreli iş sözleşmelerinin hukuki niteliğinden ve sona erme şartlarından bahsetmiştik (İlgili yazımız için bkz…). Bu yazımızda, belirli süreli sözleşmelerin çeşitli nedenlerle sona ermesi sonucu ortaya çıkan tazminat sorumluluklarından bahsedeceğiz. Kıdem tazminatı bakımından: Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için iş sözleşmesinin belirli veya belirsiz süreli olarak akdedilmiş olması önemli değildir. İşçinin fiili olarak […]

Devamını Oku

İŞÇİNİN ÇALIŞMA KOŞULLARINDA DEĞİŞİKLİK

İşçinin çalışma koşullarında esaslı değişikliğin neleri kapsadığı 4857 sayılı İş Kanununda (“Kanun”) düzenlenmemekle birlikte, Yargıtay kararlarına bakıldığında; ücret, yan haklar, çalışma yeri, görev tanımı, çalışma süreleri gibi çalışma koşullarında işçinin aleyhine ve durumunu ağırlaştıracak şekilde değişiklik yapılması olarak kabul gördüğü anlaşılmaktadır. Çalışma koşullarında yapılan bir değişiklik, işçinin yararına sonuçlar doğuruyorsa, bu değişiklik esaslı bir değişiklik […]

Devamını Oku