İŞ SÖZLEŞMESİNİN HASTALIK SEBEBİYLE İŞVEREN TARAFINDAN FESHİ

İşverenler, işçilerin menfaatlerini veya kendi ekonomik menfaatlerini düşünerek kimi zaman sağlık problemi yaşayan işçilerinin iş sözleşmesini feshedebilmektedirler. Kanun koyucu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin “Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir:

I- Sağlık sebepleri:

a)İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hale gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi

b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda…” hükmü ile işverenin hangi hallerde sağlık sebeplerine dayanarak iş sözleşmesini feshedebileceğini düzenlemiştir.

İlgili maddenin a fıkrasında, işçinin kendi kastından veya düzensiz yaşayışından ya da içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hale gelmesi durumunda işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle derhal feshedebileceği düzenlenmiştir. Bu fıkrada, Kanun koyucu haklı fesih sebebi olarak sadece işçinin hasta olmasını yeterli görmemiş, ek bir şart olarak, işçinin ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla devamsızlık yapması şartını da aramıştır. İşveren tarafından bu nedenle işçinin iş sözleşmesi feshedilmişse, işçi ihbar tazminatına hak kazanamasa da şartlarını sağlamış ise kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

Maddenin b fıkrasında ise, işçinin yakalanmış olduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olması ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulu’nca da saptanmış olması durumunda, işverenin iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebileceği düzenlenmiştir. İşçinin hastalığının tedavi edilemeyecek nitelikte olması tek başına haklı nedenle fesih sebebi değildir. Kanun koyucu ayrıca işçinin çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulu’nca da saptanması gerektiğini öngörmüştür. Fakat hemen burada belirtmeliyiz ki, işçinin tedavi edilemeyecek hastalığı sebebiyle, çalışmasında sakınca bulunması Sağlık Kurulu’nca tespit edilmiş olsa dahi, işverenin işçiyi, hastalığının sakınca teşkil etmeyeceği bir başka pozisyonda çalıştırabilme imkanı varsa, işçinin bu hastalığı haklı nedenle fesih sebebi olmayacaktır. İşveren tarafından bu nedenle işçinin iş sözleşmesi feshedilmişse, işçi ihbar tazminatına hak kazanamasa da şartlarını sağlamışsa, kıdem tazminatına hak kazanacaktır.

Hastalığın başka kişilere geçme olasılığının varlığı halinde bu hastalıklara bulaşıcı hastalık adı verilmektedir. Kanunlarımızda, işçinin bulaşıcı hastalığa yakalanması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle işveren tarafından feshedilmesine ilişkin özel bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak, Yargıtay içtihatları ve doktrinde yerleşmiş görüşlere göre, işverene haklı nedenle fesih hakkı vermesi için, işçinin yakalandığı bulaşıcı hastalığın; tedavi edilemeyecek nitelikte olması, işin niteliğiyle bağdaşmaması ve durumun Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi gerekmektedir.

İş sözleşmesinin hastalık sebebiyle işçi tarafından feshedilmesine ilişkin yazımız için; (Lütfen bkz…)

Korona virüsü salgını nedeniyle iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesine ilişkin yazılarımız için; (Lütfen bkz…) (Lütfen bkz…)

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir