EVLİLİK BİRLİĞİ İÇERİSİNDE AYRILIK KARARI

Boşanmanın genel ya da özel sebeplerinden birinin gerçekleştiği durumlarda, tarafların mutlaka boşanma davası açması gerekmemektedir. Çiftlerden biri dilerse, ortak hayatın tatili için yerleşim yeri Aile Mahkemesi’ne başvuruda bulunabilir. Belirtmek gerekir ki; mahkemeden sadece ayrılık talebinde bulunulduğu durumlarda hakim, kesinlikle boşanma kararı veremez. Zaten bilindiği üzere, hukuk mahkemelerinde esas olan talep ve beyandır. Türk Medeni Kanunu (“TMK”) m.171’e göre; ortak hayatı tatil eden hakim, bu ayrılığın süresini de belirtmelidir. Belirtilen süre bir yıldan az, üç yıldan fazla olamaz.

Ayrılık kararı da, boşanma kararı gibi birtakım sonuçlar doğurmaktadır. Hakim; duruma göre eşler arasında kabul edilen mal rejimini kaldırabilir, talep üzerine tedbir nafakasına hükmedebilir. Ayrıca müşterek çocuğun bulunduğu durumlarda; çocuğun yaş ve özelliklerine, ebeveynlerin yetkinliklerine göre geçici velayet düzenlemesi yapar. Ayrılık durumunda en çok dikkat edilmesi gereken bir başka husus da, tarafların sadece ortak hayatlarının tatil edildiğidir. Başka bir deyişle; asla unutulmalıdır ki, evlilik birliğinin yükümlülükleri bu süreç içerisinde aralıksız devam eder. Bu durumda ortak yaşama ara verilmesi sonucu evden ayrılan kişinin bu hareketi, terk nedeniyle boşanma sebebi oluşturmaz.

Hakim tarafından belirtilen ayrılık süresi dolduğunda ya da süre dolmadan çiftlerin ortak hayatı yeniden kurmaya karar vermesi halinde, ayrılık durumu kendiliğinden sonra ermektedir. Eğer eşler; süre dolduğunda hala ortak hayata devam edemeyeceklerini düşünüyorlarsa, eşlerden biri boşanma davası açabilir. Boşanma davasında, sadece ayrılık durumu için ileri sürülen olay ve olgular değil; ayrılık süresi boyunca ortaya çıkan olay ve olgular da dikkate alınmaktadır. Bu duruma örnek oluşturması adına Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin ilgili kararını alıntılamaktayız; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 04.10.2004 T., 2004/10209 E., 2004/11102 K.; “… Ayrılık kararının kesinleşmesinden sonra ayrılık müddeti bitince koca boşanma davası açmıştır. Davalı birliğin devamını istediğini, kocanın bu isteğe rağmen kendisini müşterek konuta almadığını kanıtlayamamış, aksine kendisi de boşanmaya karar verilmesini talep etmiştir. O halde mahkemece boşanmaya hükmolunması, kusurun ise ayrılık davası sırasında ve ayrıldıktan sonra meydana gelen durumlar göz önüne alınarak belirlenmesi gerekmiştir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir…” şeklinde karar vermiştir.

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir