MÜHÜR FEKKİ (BOZMA) SUÇU

Mühür fekki suçu Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) Kamu Güvenine Karşı Suçlar kısmında madde 203’te “(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Madde metininden anlaşılacağı üzere suç, kanun ya da yetkili makamların emrine aykırı davranılarak mührün kaldırılması veya mührün konuluş amacına aykırı şekilde hareket edilmesi sonucunda oluşmaktadır.

Suç, seri muhakeme usulüne tabidir (Seri muhakemeye tabi olan suçlar hakkında detaylı bilgi için lütfen bkz…). Suç şikayete tabi bir suç değildir. İlgili suçun yargılamasının yapılacağı mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Suçun olağan dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.

“Sanık …’nun sahibi, sanık …’nun ise işyeri çalışanı olduğu … Restaurant ünvanlı iş yerine ek olarak yapılmış çatı katında, ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği gerekçesiyle 17.01.2012 tarihli ve 50 sayılı Belediye Encümeni kararına istinaden 19.01.2012, 25.01.2012, 30.01.2012, 07.02.2012, 09.02.2012, 02.03.2012, 15.03.2012 ve 19.03.2012 tarihlerinde mühürleme işlemleri yapıldığı ve yapılan kontrolde mühürlerin bozularak ticari faaliyete devam edildiğinin tespit edildiği iddiasıyla açılan kamu davasında; I-Sanık … hakkında hakkında mühür bozma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi onanmasına …” (Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2017/13621 E., 2019/1796 K.)

“Sanık hakkında, borcundan dolayı mühürlenen sayacın mührünü bozmak suretiyle elektrik kullanımına devam ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında 12.07.2012 tarihli mühürleme ve aynı tarihli Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağının aslının bulunmadığı, ancak bu tutanakların dosya içerisinde bulunan fotokopilerinde sayacın mühürlendiğinin belirtildiği, soruşturma aşamasında sanığın, yetkililerin kestiği elektriği açıp kullanmak zorunda kaldığını kabul ettiği, ayrıca 31.01.2013 tarihli mühür bozma tutanağının aslının dosya içerisinde bulunduğu anlaşıldığından, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından 12.07.2012 tarihli mühürleme tutanağını düzenleyen tutanak mümzilerin dinlenmesi, fiilen mühürleme yapılıp yapılmadığının sorulması ve bu durumun kesin olarak tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken mühürleme tutanağının aslının bulunmaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit görülmemesi şeklinde isabetsiz gerekçe ve eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken  1412 sayılı CMK’nin 321. maddesi uyarınca bozulmasına, 13.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.” (Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2018/454 E, 2019/1394 K.)

Hukuk Desteği

iletisim: [email protected]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir